TARİHİN VE VİCDANIN AYNASINDA YALNIZLIK

 **TARİHİN VE VİCDANIN AYNASINDA YALNIZLIK**



Siyaset sahnesi, güç devşirmek uğruna kendi geçmişini inkâr eden, koltuğunu kaybettikten sonra yönünü şaşıran aktörlerle doludur. Ancak bazı kırılma noktaları vardır ki, orada mesele sadece bir seçimi veya makamı kaybetmek değil, kitlelerin kalbindeki kredisini tamamen tüketmektir.

Yıllarca adaletten, liyakatten ve mazlumların hakkını savunmaktan bahsedip, ilk kurultay yenilgisinde kendi evine sırt dönenler, tarihin en ağır siyasi bagajını omuzlarında taşımak zorunda kalırlar. Dün eleştirdiği güç odaklarının değirmenine su taşımak, kendi partisine ve yönetimine yapılan haksızlıklara sessiz ortak olmak, sadece bir siyasi hata değil; toplumsal hafızada onarılması imkânsız bir yara açmaktır.

Tarih sayfaları zalimlerin, hırslarına yenik düşenlerin bıraktığı kötü miraslarla doludur. Yezid gibi sembolleşmiş isimler, yüzyıllardır haksızlığın ve adaletsizliğin timsali olarak anılır ve insanlığın ortak vicdanında mahkûm edilir. Fakat bazen öyle anlar gelir ki, halkın büyük umutlar beslediği, peşinden gittiği bir figürün son düzlükteki savruluşu ve kendi tabanına karşı takındığı rövanşist tavır, kitlelerde asırlık öfkelerden daha derin bir hayal kırıklığı yaratır. İki günde toplanan o yoğun sitem, öfke ve beddua, yüzyıllardır süregelen o tarihi lanetleri bile geride bırakacak bir boyuta ulaşır.

"Çalınan partimizi geri aldık" diyerek kendi yoldaşlarını hedef alan ego, aslında halkın iradesine vurulmuş bir darbedir. Gücü elinde tutarken demokrat görünenlerin, güç kayıp gidince hırslarının esiri olarak saray aynalarından medet umması tam bir trajedidir. İnsan siyasi arenada her şeyini kaybedebilir; meclisini, koltuğunu, taraftarlarını... Ama kendi mücadelesine ve evine ihanet ettiğinde ruhunu kaybetmiş olur. Aynaya her baktığında yüzüne çarpan o görünmez leke, ne geçmişteki yürüyüşlerle temizlenir ne de süslü cümlelerle gizlenebilir. Vicdanın mahkemesi kurulmuştur ve o mahkemede halkın ahından daha ağır bir hüküm yoktur.

✍️ : Muhittin Yalçınkaya 25 Mayıs 2026 @NkayaMuhittin



​© 2026 Muhittin Yalçınkaya. Burada yer alan tüm içerikler Muhittin Yalçınkaya'ya aittir; izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz.


Yorumlar

​En Çok Okunan Makaleler

GÖBEKLİTEPE’NİN KADİM GÖLGESİNDE BİR ESTETİK DEVRİMİ: BONCUKLU TARLA, MEZOPOTAMYA’NIN TAŞTAN HAFIZASI VE İNANCI ŞEKİLLENDİREN İLK KÖY

GÜCÜN SARHOŞLUĞUNDAN TABİATIN ÇIPLAKLIĞINA: NEBUKADNEZAR’IN AYNASI

ANTİK DÜNYANIN FABRİKASI: BARBEGAL SU DEĞİRMENLERİNİN ŞAŞIRTAN GÜCÜ - ROMA MÜHENDİSLİĞİNİN ZİRVESİ: BARBEGAL VE İLK ENDÜSTRİYEL ÜRETİM

TAŞIN SESİ: 11.000 YILLIK KARAHANTEPE HEYKELLERİ VE İNSANIN İLK KUTSAL İZLERİ

BİN TANRILI İMPARATORLUĞUN KARANLIK REHBERLERİ: YAZILIKAYA’NIN ON İKİ KUTSAL MUHAFIZI ​ALTERNATİF BAŞLIK - TAŞA KAZINAN ÖLÜMSÜZLÜK: HİTİT RİTÜELLERİNDE ON İKİ SAYISININ GİZEMİ