ADALETİN KARANLIĞI VE BİR SPORCUNUN SON NEFESİ

 ADALETİN KARANLIĞI VE BİR SPORCUNUN SON NEFESİ



İnsanlık onurunun ayaklar altına alındığı, vicdanların sağırlaştığı bir dönemin en acı tanıklıklarından birini daha yaşıyoruz. İran'daki molla rejimi, henüz hayatının baharında olan 21 yaşındaki karate sporcusu Sassan Azadvar’ı bir perşembe sabahının ilk ışıklarında idam sehpasına gönderdi. Bir sporcunun çevikliğiyle hayata tutunması gereken eller, ne yazık ki adaletin zerresinin bulunmadığı bir sistemin pençesinde can verdi.


Sassan’ın işlediği iddia edilen "büyük suç", protestolar sırasında güvenlik güçlerini taşıyan bir aracın camına taş atmaktı. Bir cam parçasının bedeli, bir gencin yaşam hakkı olabilir mi? Bu infaz, hukukun üstünlüğünü değil, korkunun hükümranlığını pekiştirmek için atılmış barbarca bir adımdır. Üstelik bu genç sporcunun mevcut savaş atmosferinden çok daha önce, hak arama mücadelesi sırasında tutuklanmış olması, rejimin kendi halkına karşı beslediği bitmek bilmeyen öfkesinin ve sistematik baskısının en somut göstergesidir.


Burada altı çizilmesi gereken kritik bir nokta var: Bu zulmü eleştirmek, hiçbir şekilde emperyalist odakları, İsrail’in saldırgan politikalarını ya da faşizan söylemleriyle tanınan figürleri yüceltmek anlamına gelmez. Şahsen, Trump gibi baskıcı ve faşist yönetim anlayışlarını her fırsatta en sert şekilde eleştiren bir kalem olarak; mollaların bu gaddarlığını dile getirmek benim için insani bir zorunluluktur. Ancak eğri oturup doğru konuşmak gerekirse, bölge halkını bir cendereye hapseden bu rejime karşı dış dünyadan gelen baskıların bile bazen yetersiz kaldığı bir gerçektir.


Bir sporcuyu, bir genci, bir geleceği taş kırdı diye darağacına yollayan zihniyet, aslında kendi meşruiyetini o sehpada sallandırmaktadır. Savaşın gölgesine sığınıp, içerideki muhalif sesleri sessizce yok etmeye çalışan bu karanlık yapı, tarih önünde mutlaka hesap verecektir. Sassan Azadvar’ın adı, sadece bir sporcu olarak değil, bir halkın çiğnenen onurunun ve adaletsizliğe karşı fırlatılan o sembolik taşın yankısı olarak kalacaktır.

✍️ : Muhittin Yalçınkaya 

03 Mayıs 2026 @NkayaMuhittin

Yorumlar

​En Çok Okunan Makaleler

GÖBEKLİTEPE’NİN KADİM GÖLGESİNDE BİR ESTETİK DEVRİMİ: BONCUKLU TARLA, MEZOPOTAMYA’NIN TAŞTAN HAFIZASI VE İNANCI ŞEKİLLENDİREN İLK KÖY

GÜCÜN SARHOŞLUĞUNDAN TABİATIN ÇIPLAKLIĞINA: NEBUKADNEZAR’IN AYNASI

ANTİK DÜNYANIN FABRİKASI: BARBEGAL SU DEĞİRMENLERİNİN ŞAŞIRTAN GÜCÜ - ROMA MÜHENDİSLİĞİNİN ZİRVESİ: BARBEGAL VE İLK ENDÜSTRİYEL ÜRETİM

TAŞIN SESİ: 11.000 YILLIK KARAHANTEPE HEYKELLERİ VE İNSANIN İLK KUTSAL İZLERİ

BİN TANRILI İMPARATORLUĞUN KARANLIK REHBERLERİ: YAZILIKAYA’NIN ON İKİ KUTSAL MUHAFIZI ​ALTERNATİF BAŞLIK - TAŞA KAZINAN ÖLÜMSÜZLÜK: HİTİT RİTÜELLERİNDE ON İKİ SAYISININ GİZEMİ