HATŞEPSUT’UN PUNT PORTİKOSUNDAKİ ASLAN: EGZOTİK BİR HAYVAN DEĞİL, KRALİYETİN TAŞA İŞLENMİŞ SEMBOLÜ

 


HATŞEPSUT’UN PUNT PORTİKOSUNDAKİ ASLAN: EGZOTİK BİR HAYVAN DEĞİL, KRALİYETİN TAŞA İŞLENMİŞ SEMBOLÜ

Deir el-Bahari’de, Mısır’ın 18. Hanedan hükümdarı Hatshepsut’un milyonlarca yıl tapınağında bulunan bu aslan kabartması, ilk bakışta Punt ülkesinden getirilen egzotik hayvanlardan biri gibi algılanabilir. Özellikle kabartmanın bulunduğu bölümün “Punt Portikosu” olarak bilinmesi, böyle bir yorumun ortaya çıkmasını anlaşılır kılar. Ancak arkeolojik bağlam incelendiğinde gerçek daha farklıdır.

Görseldeki aslan gerçektir; Hatshepsut dönemine ait Deir el-Bahari Tapınağı’nın Orta Portiko Güney, yani yaygın adıyla Punt Portikosu’nun kuzey duvarındaki taht sahnesinin bir parçasıdır. Aslan, Hatshepsut’un oturduğu tahtın kaidesinde yer alan çift aslan kompozisyonunun unsurlarından biridir. Bu nedenle görselin “Hatshepsut’un Punt Portikosu’ndaki aslanı” olarak tanımlanması doğrudur. Fakat “Punt’tan getirilen egzotik aslan” biçimindeki tanımlama doğru değildir.

Bu ayrım küçük gibi görünse de Antik Mısır sanatını anlamak açısından son derece önemlidir. Çünkü eski Mısırlı sanatçılar yalnızca gördükleri dünyayı kopyalamıyor, hayvanları ve insanları belirli sembolik sistemler içinde yeniden düzenliyorlardı. Buradaki aslan da doğal çevresinden koparılmış sıradan bir hayvan görüntüsü değildir. O, hükümdarın tahtının altında yer alan ve krallık kavramıyla doğrudan ilişkili bir ikonografik unsurdur.

Punt Portikosu, Hatshepsut Tapınağı’nın Orta Terası’nın güney bölümünde yer alır. Bu bölümün “Punt Portikosu” olarak adlandırılmasının nedeni, iç duvarlarında Hatshepsut’un hükümdarlığının dokuzuncu yılında düzenlenen Punt seferinin en kapsamlı görsel anlatımlarından birinin bulunmasıdır. Burada Mısır filosunun Punt’a ulaşması, Punt halkıyla karşılaşma, yerleşim alanları, ticari mallar, hayvanlar, bitkiler ve dönüş yolculuğu gibi çok sayıda sahne birbirini izleyen bir anlatı düzeni içerisinde işlenmiştir.

Punt seferinin kendisi Hatshepsut döneminin en önemli dış seferlerinden biridir. Antik metinler, Mısır filosunun “Tanrı’nın Ülkesi” olarak adlandırılan Punt’a gönderildiğini ve oradan Mısır için değerli malların getirildiğini bildirir. Seferin tarihsel amacı yalnızca ticaret olarak değerlendirilmemelidir. Punt’tan getirilen ürünler Mısır’ın tapınak ekonomisi ve dini ritüelleri bakımından da büyük önem taşıyordu.

Kabartmalarda Punt’tan getirilen ürünler arasında mür ağaçları, mür reçinesi, abanoz, fildişi, altın ve çeşitli aromatik maddeler gösterilir. Ayrıca canlı hayvanların da Mısır’a getirildiği tasvir edilir. Punt Portikosu’nun güney ve batı duvarlarında bulunan sahnelerde zürafa, leopar ve çitalar gibi hayvanlar ile çeşitli bitkisel ve değerli maddeler açıkça görülür. Dolayısıyla Hatshepsut’un Punt seferi gerçekten egzotik hayvanların ve değerli doğal ürünlerin Mısır’a taşınmasını içeriyordu.

Ancak burada görseldeki aslan ile Punt’tan getirilen hayvanlar arasındaki sınırı korumak gerekir.

Görseldeki aslan bir “ithal hayvan” değildir. O, Hatshepsut’un tahtının kaidesine yerleştirilmiş sembolik bir hayvandır. Aslanın bulunduğu sahne, Hatshepsut’un taht üzerinde oturduğu ve kraliyet görevlilerinin önünde bulunduğu kuzey duvarındaki kompozisyonun bir parçasıdır. Sahnenin konusu Punt’tan hayvan getirilmesi değil, Hatshepsut’un Punt seferini düzenleme kararının ve kraliyet otoritesinin sunulmasıdır.

Polonya-Mısır Arkeoloji ve Koruma Ekibi tarafından yürütülen güncel belgeleme çalışmaları da bu bağlamı açıkça ortaya koymaktadır. Ekibin yayınladığı bilgilerde Orta Portiko Güney’in kuzey duvarında Hatshepsut’un atef tacıyla taht üzerinde oturduğu, önünde Punt seferinin komutanı Nehes, Senenmut ve diğer kraliyet görevlilerini temsil eden bir figürün bulunduğu belirtilir. Sahneye eşlik eden büyük yazıt ise Hatshepsut’un Punt’a bir sefer düzenleme kararını açıklamasını içerir.

İşte görseldeki aslanlar bu kraliyet sahnesinin içerisinde, tahtın kaidesinde yer alır.

Aslanların burada bulunması tesadüf değildir. Eski Mısır sanatında aslan, kraliyet gücü ve koruyucu iktidar düşüncesiyle uzun bir geçmişe sahiptir. Hatshepsut dönemindeki sanatçılar da bu sembolik dili geçmişten devralmış ve yeni bir kraliyet programının içine yerleştirmişlerdir. Andrzej Ćwiek’in çalışması, Hatshepsut’un taht kaidesindeki aslanların Eski Krallık örnekleriyle bağlantılı biçimde tasarlandığını özellikle vurgular. Böylece Hatshepsut yalnızca kendi döneminin hükümdarı olarak değil, Mısır’ın kadim krallık geleneğinin devamı olarak da sunulur.

Bu nokta Hatshepsut’un siyasi programını anlamak açısından oldukça değerlidir. Hatshepsut, iktidarını yalnızca askeri başarılarla veya ekonomik zenginlikle meşrulaştırmadı. Kendisini Mısır’ın eski krallarının devamı olarak gösteren güçlü bir görsel ve yazılı propaganda sistemi kurdu. Tapınağın duvarlarında geçmişin kraliyet biçimlerini kullanması bu nedenle bilinçli bir tercihti.

Aslanın tahtın altında bulunması da bu görsel dili güçlendirir. Taht, hükümdarın otoritesinin maddi ve sembolik merkezidir. Tahtın kaidesindeki aslanlar ise bu otoriteyi koruyan ve ona güç kazandıran ikonografik unsurlar olarak okunabilir. Burada hayvanın doğal yaşamından çok, krallık düzenindeki sembolik konumu önem kazanır.

Punt Portikosu’nun diğer sahnelerinde ise durum farklıdır. Burada gerçekten Punt coğrafyasının hayvanları ve ürünleri betimlenmiştir. Zürafa, leopar ve çita gibi hayvanlar; mür ağaçları; abanoz; fildişi; altın ve diğer değerli maddeler seferin ekonomik ve diplomatik boyutunu anlatır. Bunlar Hatshepsut’un Punt seferinin görsel belgeleridir.

Dolayısıyla aynı portikoda iki farklı görsel dil yan yana bulunur. Bir tarafta Punt coğrafyasına ilişkin gerçekçi veya gerçekçiliği amaçlayan tasvirler vardır; diğer tarafta Hatshepsut’un kraliyet kimliğini ve iktidarını ifade eden sembolik imgeler bulunur. Görseldeki aslan ikinci gruba aittir.

Punt’tan getirilen ürünler konusunda da popüler anlatılarda bazı düzeltmeler yapmak gerekir. Hatshepsut’un yazıtlarında mür reçinesi, canlı mür ağaçları, abanoz, saf fildişi, altın, çeşitli aromatik maddeler, tütsü ve hayvanlardan söz edilir. Özellikle mür ağacının canlı örneklerinin Mısır’a getirilmesi dikkat çekicidir. Bu ağaçların Hatshepsut’un tapınak bahçelerine dikilmesi, Punt seferinin yalnızca uzak bir bölgeden mal getirme faaliyeti olmadığını gösterir. Mısır hükümdarı, Punt’un kutsal ve ekonomik değerini kendi tapınak dünyasının içine taşımaya çalışmıştır.

Bu nedenle Punt seferinin Amun-Ra kültüyle bağlantısı güçlüdür. Punt’tan getirilen aromatik maddeler ve mür, tapınak ritüellerinde değerliydi. Hatshepsut’un yazıtları da seferi tanrısal irade ve Amun’un isteğiyle ilişkilendirir. Böylece ticaret, diplomasi, din ve kraliyet ideolojisi aynı anlatı içerisinde birleşir.

Bununla birlikte “cinnamon”, yani tarçın konusunda daha ihtiyatlı olmak gerekir. Popüler yayınlarda Punt’tan tarçın getirildiği sıkça belirtilse de eski Mısır metinlerinde geçen bazı aromatik odun ve bitki adlarının modern botanik türlerle birebir eşleştirilmesi kesin değildir. Akademik bir metinde “tarçın” ifadesini kesin bir botanik teşhis gibi kullanmak yerine “aromatik odun ve baharatlı/aromatik maddeler” şeklinde daha temkinli bir ifade tercih edilmelidir.

Punt’un coğrafi konumu da bugün kesin olarak çözümlenmiş değildir. Araştırmacılar Punt’u genel olarak Kızıldeniz’in güneyi ve Afrika Boynuzu çevresindeki bölgelerle ilişkilendirir. Ancak Punt’un tam sınırları ve Mısır filosunun hangi güzergâhı kullandığı konusunda farklı görüşler vardır. Bu nedenle Punt’u doğrudan tek bir modern ülkeye eşitlemek bilimsel açıdan ihtiyat gerektirir.

Hatshepsut’un Punt kabartmaları bu açıdan olağanüstü bir tarihsel kaynaktır. Çünkü burada yalnızca mallar değil, Punt halkının görünüşü, evleri, bitki örtüsü, hayvanları, Mısır filosu ve diplomatik temaslar da betimlenmiştir. Antik dünyanın uzak bir bölgesine ilişkin bu kadar kapsamlı görsel anlatım, Mısır sanatında nadir görülen bir ayrıntı düzeyine sahiptir.

Ancak bu sahneleri modern anlamda fotoğrafik gerçeklik olarak değerlendirmek de doğru değildir. Sanatçıların amacı yalnızca “ne gördülerse onu çizmek” değildi. Hatshepsut’un iktidarını tanrısal düzen içinde göstermek, seferin başarıyla sonuçlandığını kanıtlamak ve Mısır’ın uzak coğrafyalar üzerindeki erişimini görünür kılmak da bu sanat programının temel amaçları arasındaydı.

Bu nedenle görseldeki aslanın anlamı Punt coğrafyasında değil, Hatshepsut’un tahtında aranmalıdır.

Aslanın Punt Portikosu'nda bulunması doğrudur.

Aslanın Hatshepsut’un tahtının kaidesinde bulunması doğrudur.

Aslanın Punt seferini anlatan mimari programın içinde yer alması doğrudur.

Fakat aslanın Punt’tan Mısır’a getirilen egzotik bir hayvan olduğu iddiası doğru değildir.

Bu ayrım, tarihsel görselleri değerlendirirken bağlamın ne kadar önemli olduğunu gösterir. Aynı duvar üzerinde yer alan iki hayvan figürü bile tamamen farklı anlamlar taşıyabilir. Bir zürafa gerçekten Punt coğrafyasının egzotik faunasını temsil ederken, tahtın altındaki aslan kraliyet otoritesini temsil eden sembolik bir figür olabilir.

Hatshepsut’un sanat programındaki asıl güç de burada ortaya çıkar. Doğa, ticaret, din ve siyaset birbirinden kopuk unsurlar değildir. Punt’tan gelen mür ağacı tanrının tapınağındaki ritüele, altın kraliyet zenginliğine, egzotik hayvanlar uzak coğrafyalara ulaşabilen Mısır gücüne, tahtın altındaki aslan ise bütün bu düzenin merkezindeki hükümdarlığa bağlanır.

Bu açıdan bakıldığında görseldeki aslan yalnızca güzel işlenmiş bir hayvan kabartması değildir. O, Hatshepsut’un iktidar anlayışının taş üzerindeki küçük fakat anlam bakımından güçlü bir parçasıdır.

Punt’un egzotik dünyası duvarlarda anlatılırken, tahtın altındaki aslan Hatshepsut’un o dünyanın karşısında kendisini nasıl konumlandırdığını anlatır.

Ve belki de bu nedenle aslanın gerçek hikâyesi, onu Punt’tan getirilmiş bir hayvan olarak görmekten çok daha ilginçtir.

EDİTÖRÜN NOTU

Bu makalede kullanılan görsel, Hatshepsut’un Deir el-Bahari’deki milyonlarca yıl tapınağının Orta Portiko Güney bölümünde, yaygın adıyla Punt Portikosu’nun kuzey duvarındaki taht sahnesinde bulunan aslan kabartmasını göstermektedir.

Görselin dijital olarak yeniden düzenlenmiş, kırpılmış, renklendirilmiş veya kompozit biçimde sunulmuş olabileceği dikkate alınmalıdır. Bu tür dijital sunumlar eserin özgün arkeolojik bağlamının yerine geçmez.

Görselin arkeolojik kimliği, Polonya-Mısır Arkeoloji ve Koruma Ekibi'nin Hatshepsut Tapınağı araştırmaları ile Andrzej Ćwiek'in ikonografik değerlendirmeleri karşılaştırılarak kontrol edilmiştir.

KAYNAKLAR

1- Naville, Édouard. The Temple of Deir el-Bahari. Part III: End of the Northern Half and Southern Half of the Middle Platform. London: Egypt Exploration Fund, 1898.

2- Ćwiek, Andrzej. “Hatshepsut’s Expeditions to the Land of Punt: Novelty or Tradition?” Etudes et Travaux, Cilt 27, 2014, s. 93–117.

3- Ćwiek, Andrzej. “The Inscriptions and Iconography of the Temple of Hatshepsut at Deir el-Bahari.” Çeşitli çalışmalar ve Deir el-Bahari araştırmaları, Polonya Mısır Arkeoloji ve Koruma Ekibi bibliyografyası.

4- Taterka, Filip. “I Have to Put It on My Wall! The Function of ‘Historical Reliefs’ in the Temple of Hatshepsut at Deir el-Bahari.” İçinde: A. I. Fernández Pichel (ed.), Of Gods and Men: Research on the Egyptian Temple from the New Kingdom to the Graeco-Roman Period. Alcalá de Henares: Universidad de Alcalá, 2022, s. 35–79.

5- Taterka, Filip. “An Intriguing Inscription from Hatshepsut’s Punt Portico Mentioning a Royal Elephant Hunt.” Ägypten und Levante, Cilt 32, 2022, s. 371–389.

6- Dixon, D. M. The Ebony Trade of Ancient Egypt. London: University of London, 1961.

7- Metropolitan Museum of Art. Cast of Hatshepsut’s Punt Reliefs: Reception in Punt. New York: The Metropolitan Museum of Art, New Kingdom original, yaklaşık MÖ 1473–1458.

8- Polsko-Egipska Ekspedycja Archeologiczno-Konserwatorska do Świątyni Hatshepsut w Deir el-Bahari. “Middle Portico South (Portico of Punt).” Warsaw: University of Warsaw, Institute of Archaeology.

9- Polsko-Egipska Ekspedycja Archeologiczno-Konserwatorska do Świątyni Hatshepsut w Deir el-Bahari. “Mammals of the Temple of Hatshepsut.” Warsaw: University of Warsaw, Institute of Archaeology.

META AÇIKLAMASI

Hatshepsut’un Punt Portikosu’ndaki aslan gerçekten Punt’tan mı getirildi? Kabartmanın arkeolojik bağlamı, sembolik anlamını ortaya koyuyor.

SEO ANAHTAR KELİMELERİ

Hatshepsut, Punt Portikosu, Deir el-Bahari, Hatshepsut Tapınağı, Antik Mısır, Mısır sanatı, aslan kabartması, Punt seferi, Amun-Ra, Mısır arkeolojisi, Yeni Krallık, kraliyet ikonografisi

ALTERNATİF BAŞLIKLAR

1- HATŞEPSUT’UN TAHTINDAKİ ASLAN: PUNT’UN EGZOTİK HAYVANI DEĞİL

2- PUNT PORTİKOSUNDAKİ ASLANIN GİZLİ ANLAMI: HATŞEPSUT’UN KRALİYET SEMBOLÜ


✍️ Araştırmacı / Yazar: Muhittin Yalçınkaya

27 Ağustos 2026 @NkayaMuhittin



© 2026 Muhittin Yalçınkaya. Burada yer alan tüm içerikler Muhittin Yalçınkaya'ya aittir; izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz.

Yorumlar

  1. Sanat bazen bir hayvanı doğadaki varlığından daha büyük bir anlama taşır. Bu aslan artık yalnızca bir aslan değildir; tahtın altında duran bir krallık düşüncesidir.

    YanıtlaSil
  2. Hatshepsut’un duvarlarında doğa ile iktidar birbirinden ayrılmaz. Punt’un mür ağaçları kutsal dünyaya, altın kraliyete, egzotik hayvanlar uzak coğrafyalara, aslan ise hükümdarın tahtına bağlanır.

    YanıtlaSil
  3. Tarihsel bir görüntüye isim vermek kolaydır; onu doğru bağlama yerleştirmek ise araştırma ister. Aslanın gerçek hikâyesi, görsel ile tarih arasındaki mesafeyi gösterir.

    YanıtlaSil
  4. Bir eserin anlamı yalnızca temsil ettiği varlıkta değil, bulunduğu yerde saklıdır. Hatshepsut’un aslanı bize bakarken aslında Punt’u değil, iktidarın kendisini anlatır.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

​En Çok Okunan Makaleler

GÖBEKLİTEPE’NİN KADİM GÖLGESİNDE BİR ESTETİK DEVRİMİ: BONCUKLU TARLA, MEZOPOTAMYA’NIN TAŞTAN HAFIZASI VE İNANCI ŞEKİLLENDİREN İLK KÖY

GÜCÜN SARHOŞLUĞUNDAN TABİATIN ÇIPLAKLIĞINA: NEBUKADNEZAR’IN AYNASI

TAŞIN SESİ: 11.000 YILLIK KARAHANTEPE HEYKELLERİ VE İNSANIN İLK KUTSAL İZLERİ

EGE'NİN SON NÖBETÇİSİ: SOUNION'DAKİ POSEİDON TAPINAĞI VE DENİZLERİN TANRISINA ADANAN TAŞLAR

SÜMERLER TÜRK MÜYDÜ? DİLBİLİM, ARKEOLOJİ VE AKADEMİK VERİLER IŞIĞINDA BİR İNCELEME veya SÜMERLERİN KÖKENİ ÜZERİNE AKADEMİK BİR ANALİZ: TÜRK TEZİ NE KADAR GEÇERLİ?