Kayıtlar

Ağustos, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

NİMRUD’UN FİLDİŞİ KADINI: ASUR SARAYLARINDA BEREKETİN VE GÜCÜN İMGESİ

Resim
  NİMRUD’UN FİLDİŞİ KADINI: ASUR SARAYLARINDA BEREKETİN VE GÜCÜN İMGESİ MÖ 9.–8. yüzyıllarda Mezopotamya’nın kuzeyinde yükselen Yeni Asur İmparatorluğu, yalnızca savaşları, kralları ve görkemli saraylarıyla değil, olağanüstü nitelikteki fildişi eserleriyle de dikkat çeker. Bu eserler arasında yer alan zarif bir kadın figürü, bugün bize Asur saraylarının yalnızca siyasi gücünü değil, aynı zamanda uzak coğrafyalarla kurduğu kültürel ilişkileri ve seçkin yaşam biçimini de anlatmaktadır. Görseldeki eser, bağımsız bir kadın heykeli değildir. Fildişinden yapılmış, kabartma olarak işlenmiş bir mobilya levhasıdır. Eser, antik Kalhu olarak bilinen Nimrud'daki Fort Shalmaneser'de, yani Şalmaneser'in kraliyet yapısında bulunan bir depoda ele geçirilmiştir. Metropolitan Museum of Art'ın kayıtlarında eser “Furniture plaque carved in relief with standing woman” adıyla tanımlanmakta ve yaklaşık MÖ 9.–8. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Bu ayrıntı önemlidir. Çünkü internette eser zaman z...

ÇATALHÖYÜK’ÜN KADIN FİGÜRİNLERİ: TANRIÇA MI, ATA MI, YOKSA NEOLİTİK İNSANIN KENDİSİ Mİ?

Resim
  ÇATALHÖYÜK’ÜN KADIN FİGÜRİNLERİ: TANRIÇA MI, ATA MI, YOKSA NEOLİTİK İNSANIN KENDİSİ Mİ? Çatalhöyük’ün kadın figürinleri, Anadolu Neolitiğinin en fazla tartışılan küçük ölçekli eserleri arasında yer alır. Konya Ovası’nda bulunan bu büyük Neolitik yerleşim, yaklaşık MÖ 7400’lerden itibaren gelişmiş ve binlerce yıl boyunca farklı yapı evrelerine sahne olmuştur. Yerleşimde ele geçirilen insan ve hayvan biçimli figürinler, yalnızca estetik nesneler olarak değil, Neolitik toplumun insan, hayvan, beden, ölüm, yaşam ve kimlik anlayışlarını araştırmak açısından da büyük önem taşır.  Gönderilen görseldeki figür, iri gövdeli, başı ayrıntılı biçimde işlenmiş ve kollarını gövdesinin önünde birleştirmiş kadınsı bir insan formudur. Çatalhöyük kazılarında bu genel özellikleri paylaşan çok sayıda antropomorfik figürin bulunmuştur. Ancak arkeolojik açıdan burada dikkat edilmesi gereken temel nokta şudur: Bir figürinin kadın bedenine sahip olması, onun otomatik olarak “tanrıça” olduğunu göster...

ZODYAĞIN MERKEZİNDEKİ TANRIÇA: NABATAEAN DÜNYASINDA TYCHE, ATARGATIS VE KOZMİK DÜZEN

Resim
  ZODYAĞIN MERKEZİNDEKİ TANRIÇA: NABATAEAN DÜNYASINDA TYCHE, ATARGATIS VE KOZMİK DÜZEN Khirbet et-Tannur'dan günümüze ulaşan bu etkileyici kireçtaşı kabartma, antik Yakın Doğu'da farklı dinsel ve sanatsal geleneklerin nasıl aynı kompozisyon içinde buluşabildiğini gösteren önemli eserlerden biridir. Kabartmanın merkezinde duvaklı ve sur biçimli bir taç taşıyan kadın figürü yer alır. Figürün çevresi zodyak işaretlerinden oluşan dairesel bir çerçeveyle kuşatılmış, bütün kompozisyonun altında ise kanatlı Nike yerleştirilmiştir. Eser, modern Ürdün topraklarında bulunan Nabataean kutsal alanı Khirbet et-Tannur ile ilişkilidir.  İlk bakışta bu kadın figürünü yalnızca “Atargatis” olarak adlandırmak cazip görünür. Çünkü Khirbet et-Tannur'da Atargatis ile ilişkilendirilen başka tanrıça kabartmaları da bulunmuştur ve kutsal alanın ikonografisi Suriye, Levant ve Nabataean dini geleneklerinin güçlü etkileşimini yansıtır. Bununla birlikte, söz konusu zodyak kabartmasının merkezindeki fig...

KİLDE BEDEN, TOPRAKTA YAŞAM: TRYPİLLİAN FİGÜRİNLERİNDE DOĞUM VE YENİLENME İMGESİ

Resim
  KİLDE BEDEN, TOPRAKTA YAŞAM: TRYPİLLİAN FİGÜRİNLERİNDE DOĞUM VE YENİLENME İMGESİ Cucuteni–Trypillia kültürüne ait antropomorfik figürinler, Avrupa tarihöncesinin en dikkat çekici küçük sanat eserleri arasında yer alır. Bugünkü Ukrayna, Moldova ve Romanya topraklarına yayılan bu kültür çevresinde binlerce kil figürin üretilmiş; bunların büyük bölümü kadın bedenini andıran biçimlerde modellenmiştir. Ancak bu figürinleri doğrudan “tanrıça” olarak adlandırmak, arkeolojik buluntunun kendisinden daha ileri bir yorum yapmak anlamına gelir. Çünkü elimizde bu küçük heykelciklerin hangi adla anıldığını, hangi tanrıya ait olduğunu veya hangi ritüelde kullanıldığını açıklayan yazılı bir belge bulunmamaktadır.  Yüklenen görseldeki figürin de bu nedenle dikkatle ele alınmalıdır. Görsel, Cucuteni–Trypillia geleneğine uygun bazı özellikler taşıyor gibi görünse de, bu görüntüyü güvenilir bir müze kataloğu, kazı raporu veya bilimsel yayın içerisindeki belirli bir eserle kesin olarak eşleştirm...

KARANOVO’DA KİLDEN ŞEKİLLENEN KADIN: YEDİ BİNYIL ÖNCESİNDEN BİR İNSAN BEDENİ TASVİRİ

Resim
  KARANOVO’DA KİLDEN ŞEKİLLENEN KADIN: YEDİ BİNYIL ÖNCESİNDEN BİR İNSAN BEDENİ TASVİRİ Güneydoğu Bulgaristan'ın Nova Zagora bölgesinde yer alan Karanovo yerleşim höyüğü, Avrupa tarihöncesinin kronolojisini anlamamız açısından sıradan bir arkeolojik alan değildir. Burada üst üste biriken yerleşim katmanları, Neolitik dönemden Kalkolitik'e ve Erken Tunç Çağı'na uzanan uzun bir kültürel sürecin izlerini taşır. Bu nedenle Karanovo yalnızca bir yerleşim yeri değil, Balkan tarihöncesinin zamanını ölçmekte kullanılan önemli bir arkeolojik referans noktasıdır. Karanovo'nun önemi, yalnızca yaşının çok eski olmasından kaynaklanmaz. Asıl değer, aynı yerde farklı dönemlerde yaşayan toplulukların bıraktığı maddi kültürün arkeologlara karşılaştırmalı bir kronoloji kurma olanağı vermesidir. Yaklaşık 12,40 metre kalınlığa ulaşan kültür dolgusu içerisinde Erken, Orta ve Geç Neolitik; Erken ve Geç Kalkolitik ile Erken Tunç Çağı'na ait tabakalar tanımlanmıştır. Bu tabakalar Karanovo I...

ALTI BİN YIL ÖNCESİNDEN BİR KADIN BEDENİ: BERNASHIVKA II’NİN TRİPİLYA FİGÜRÜ

Resim
  ALTI BİN YIL ÖNCESİNDEN BİR KADIN BEDENİ: BERNASHIVKA II’NİN TRİPİLYA FİGÜRÜ Bugün Ukrayna’nın Cherkasy bölgesindeki Legedzine köyünde, Devlet Tarih ve Kültür Rezervi “Trypillian Culture” bünyesinde korunan küçük bir kil figür, yaklaşık altı bin yıl önce yaşamış insanların insan bedeni, gebelik, doğurganlık ve yaşamın devamlılığı üzerine düşüncelerine açılan son derece önemli bir arkeolojik penceredir. Halk arasında “Tripillian Pregnant Venus” veya “Hamile Venüs” adıyla tanınan bu eser, modern anlamda bir Venüs heykeli değildir. “Venüs” adı, tarihöncesi kadın figürlerini modern sanat tarihi terminolojisiyle tanımlamak için sonradan verilmiş bir isimdir. Figürün özgün toplumsal veya dinsel adını ise bilmiyoruz. Eser, Cucuteni-Trypillia kültür çevresine ait antropomorfik seramik plastik içinde değerlendirilir. Bu kültür, günümüz Romanya, Moldova ve Ukrayna topraklarının geniş bir bölümüne yayılan ve yaklaşık iki bin yılı aşkın bir zaman diliminde farklı bölgesel ve kronolojik evrel...

ANGITIA: MARSİLERİN YILANLARLA, ŞİFA VE BÜYÜYLE ÖRÜLEN TANRIÇASI

Resim
  ANGITIA: MARSİLERİN YILANLARLA, ŞİFA VE BÜYÜYLE ÖRÜLEN TANRIÇASI Angitia ya da İtalik biçimleriyle Angitia, Anctia ve Anagtia, Orta İtalya'nın Apenin dünyasında yaşamış Marsi başta olmak üzere bazı İtalik toplulukların dinsel hafızasında önemli bir yere sahip yerel bir tanrıçadır. Onu yalnızca “yılan tanrıçası” olarak tanımlamak eksik kalır. Antik edebî kaynaklar ve arkeolojik veriler Angitia'yı yılanlarla mücadele, şifacılık, bitkisel ilaçlar ve büyüsel uygulamalarla ilişkilendirir. Bu nedenle onun dünyası, antik insanın zehir ile ilaç, korku ile tedavi, doğa ile doğaüstü arasındaki sınırları bugünkü anlayışımızdan oldukça farklı algıladığını gösterir. Marsi topluluğu, antik çağda bugünkü Abruzzo bölgesinin özellikle Fucino Gölü çevresinde yaşayan Sabelik bir halktı. Fucino'nun günümüzde kurutulmuş olan havzası, onların siyasal ve dinsel hayatının merkezlerinden biriydi. Angitia kültünün en önemli merkezi ise gölün güneybatı kesimindeki bugünkü Luco dei Marsi yakınlarınd...

HATŞEPSUT’UN PUNT PORTİKOSUNDAKİ ASLAN: EGZOTİK BİR HAYVAN DEĞİL, KRALİYETİN TAŞA İŞLENMİŞ SEMBOLÜ

Resim
  HATŞEPSUT’UN PUNT PORTİKOSUNDAKİ ASLAN: EGZOTİK BİR HAYVAN DEĞİL, KRALİYETİN TAŞA İŞLENMİŞ SEMBOLÜ Deir el-Bahari’de, Mısır’ın 18. Hanedan hükümdarı Hatshepsut’un milyonlarca yıl tapınağında bulunan bu aslan kabartması, ilk bakışta Punt ülkesinden getirilen egzotik hayvanlardan biri gibi algılanabilir. Özellikle kabartmanın bulunduğu bölümün “Punt Portikosu” olarak bilinmesi, böyle bir yorumun ortaya çıkmasını anlaşılır kılar. Ancak arkeolojik bağlam incelendiğinde gerçek daha farklıdır. Görseldeki aslan gerçektir; Hatshepsut dönemine ait Deir el-Bahari Tapınağı’nın Orta Portiko Güney, yani yaygın adıyla Punt Portikosu’nun kuzey duvarındaki taht sahnesinin bir parçasıdır. Aslan, Hatshepsut’un oturduğu tahtın kaidesinde yer alan çift aslan kompozisyonunun unsurlarından biridir. Bu nedenle görselin “Hatshepsut’un Punt Portikosu’ndaki aslanı” olarak tanımlanması doğrudur. Fakat “Punt’tan getirilen egzotik aslan” biçimindeki tanımlama doğru değildir. Bu ayrım küçük gibi görünse de An...