NERGAL VE TEK GÖZLÜ CANAVAR: HOMEROS’TAN YÜZYILLAR ÖNCE MEZOPOTAMYA’NIN CYCLOPS İMGESİ
NERGAL VE TEK GÖZLÜ CANAVAR: HOMEROS’TAN YÜZYILLAR ÖNCE MEZOPOTAMYA’NIN CYCLOPS İMGESİ
Yaklaşık dört bin yıl önce Mezopotamya’da bir sanatçı, kil üzerine son derece sıra dışı bir sahne işledi. Bir savaşçı tanrı, elleri arkadan bağlanmış tek gözlü bir yaratığı yakalamış, elindeki silahla onu öldürmektedir. Yaratığın alnının ortasında tek bir göz vardır; başından çevreye doğru yayılan ışınsı çıkıntılar ise figüre olağanüstü ve ürkütücü bir görünüm kazandırır.
Bugün bu sahne, yalnızca Eski Mezopotamya sanatının ilginç bir örneği değildir. Aynı zamanda binlerce yıl sonra Yunan mitolojisinde karşımıza çıkacak Cyclops imgesinin kökenleri konusunda önemli sorular doğuran bir belgedir.
Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Bu eser doğrudan “Polyphemos’un Mezopotamyalı atası” olarak sunulabilecek bir kanıt değildir. Arkeoloji ve filoloji bize bundan daha karmaşık, fakat belki de daha ilginç bir tablo sunmaktadır.
Söz konusu eser, günümüzde Irak sınırları içinde bulunan Khafajah antik yerleşiminden çıkarılan bir kil plaktır. Antik adı Tutub olan Khafajah, Diyala Nehri çevresindeki önemli Mezopotamya yerleşimlerinden biridir. Plak, Larsa dönemine ait Sîn Tapınağı kazılarında bulunmuştur ve II. binyılın başlarına tarihlenmektedir. Eser bugün Chicago Üniversitesi’nin Institute for the Study of Ancient Cultures Museum koleksiyonundadır.
Sahnenin sağında tek gözlü bir yaratık, solunda ise bir savaşçı tanrı görülür. Yaratığın elleri arkadan bağlanmıştır. Sol taraftaki tanrı bir elinde yayı taşırken diğer eliyle yaratığı başındaki çıkıntılardan birinden tutmakta, öteki eliyle de silahını yaratığın gövdesine saplamaktadır. Bu nedenle sahnenin bir mücadeleden çok bir infazı gösterdiği düşünülmektedir.
İlk yayımlandığı dönemlerde bu figürlerin kimliği kesin değildi. Henri Frankfort sahneyi “Cyclops’u öldüren tanrı” olarak değerlendirmişti. Daha sonraki araştırmacılar ise farklı yorumlar ileri sürdüler. Yadin sahneyi Marduk’un Tiamat’ı öldürmesiyle, J. J. A. van Dijk ise Ninurta’nın Asakku’yu öldürmesiyle ilişkilendirmişti. Dolayısıyla bugün sıkça kullanılan “Nergal’in Cyclops’u öldürmesi” yorumu, eserin keşfedildiği andan beri tartışmasız kabul edilmiş bir tanımlama değildir.
Dönüm noktası filolojik verilerle geldi.
Andrew R. George, Mezopotamya kehanet metinlerinde tek gözlü yaratıklar için kullanılan Akkadca igidalû ve igitelû biçimlerini inceledi. Bu kelimelerin Sümerce igi.dili, yani “tek göz” ifadesiyle bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Daha önemlisi, yaklaşık MÖ 16. yüzyıla tarihlenen First Sealand Dynasty dönemine ait bir kehanet metninde Nergal, açık biçimde igitelû’yu öldüren tanrı olarak tanımlanmaktadır.
Bu küçük fakat son derece önemli bilgi, Khafajah plağının yorumlanmasını değiştirdi.
Çünkü elimizde artık yalnızca tek gözlü bir yaratığın resmedildiği bir sanat eseri yoktur. Aynı zamanda Mezopotamya yazılı geleneğinde Nergal’in bir igitelû’yu öldürdüğünü belirten bir metin de vardır. Görsel ile yazılı kaynak birbirini desteklediğinde, plağın Nergal ve igitelû sahnesi olarak tanımlanması çok daha güçlü bir akademik temele kavuşmaktadır.
Nergal’in bu sahne için seçilmesi de rastlantısal değildir.
Nergal, Mezopotamya dinî düşüncesinde savaş, ölüm, hastalık, salgın ve yeraltı dünyasıyla bağlantılı güçlü bir tanrıdır. Enlil’in oğlu olarak kabul edildiği gelenekler vardır. Erken dönemlerde Meslamtaea ile bağlantılı olan Nergal, daha sonraki Mezopotamya dinî geleneğinde Erra ile de güçlü biçimde özdeşleştirilmiştir.
Bu nedenle Nergal’in bir canavarın öldürülmesi sahnesinde yer alması Mezopotamya düşünce sistemi açısından son derece anlamlıdır. O, yalnızca savaşan bir tanrı değildir; yıkıcı ölümün, hastalığın ve insan hayatını tehdit eden güçlerin ilahi temsilcilerinden biridir.
Burada “Anunnaki tanrısı” ifadesine de dikkat etmek gerekir. Günümüzde internette Nergal, Enlil, Enki ve diğer Mezopotamya tanrıları hakkında “Anunnaki tanrıları” biçiminde çok sayıda ifade kullanılmaktadır. Ancak akademik Mezopotamya araştırmalarında Anunna veya Anunnaki tek bir tanrının adı değildir. Bu terim, dönemlere göre kapsamı değişebilmekle birlikte, bir tanrılar grubunu ifade eder. Dolayısıyla Nergal’i “Anunnaki adlı bir tanrı” olarak tanımlamak yanlış olur; Nergal, Anunna/Anunnaki grubuyla ilişkilendirilebilen bireysel bir Mezopotamya tanrısıdır.
Plağın en dikkat çekici unsuru ise yaratığın tek gözüdür.
Mezopotamya dünyasında tek gözlü varlıklar sıradan bir ikonografik unsur değildir. Andrew George, üçüncü binyıla ait bazı silindir mühürlerde de tek gözlü figürlere ilişkin örneklerin bulunduğunu belirtir. Ancak Khafajah plağındaki örnek, bu geleneğin en belirgin örneklerinden biridir.
Daha da ilginç olanı, tek gözlülüğün yalnızca sanat alanında görülmemesidir. Mezopotamya kehanet metinlerinde alnında tek gözü bulunan ceninler ve hayvan yavruları da kaydedilmiştir. Bu tür anormallikler, kehanet sistemi içinde olağan dışı bir işaret olarak değerlendirilmiştir. Nergal’in bu kehanetlerde ölüm ve salgınla ilişkilendirilmesi, tek gözlü yaratık ile Nergal arasındaki mitolojik bağın yalnızca modern araştırmacıların bir varsayımı olmadığını göstermektedir.
Fakat bu noktada önemli bir sınır vardır.
Elimizde Nergal’in igitelû ile karşılaşmasını baştan sona anlatan uzun bir destan bulunmamaktadır. Bir başka ifadeyle, “Nergal Cyclops’u gördü, onunla savaştı, onu bağladı ve öldürdü” şeklinde eksiksiz bir Mezopotamya hikâyesine sahip değiliz.
Elimizde parçalar vardır.
Bir tarafta Khafajah plağındaki görsel anlatım, diğer tarafta kehanet metinlerindeki kısa göndermeler bulunmaktadır. Bu parçalar bir araya getirildiğinde, kaybolmuş bir mitolojik anlatının izleri ortaya çıkmaktadır.
Tam da burada Mezopotamya araştırmalarının en büyüleyici taraflarından biri görülür: Bazen bir mitin kendisi yok olur, fakat o mite ait küçük izler yaşamaya devam eder.
Bir sanatçı bir sahneyi kile işler. Bir kâtip yüzyıllar sonra bir kehanet metnine birkaç kelime kaydeder. Aradan binlerce yıl geçer ve modern araştırmacı bu iki parçayı yeniden yan yana getirir.
Sonuçta artık bütünü elimizde olmayan bir hikâyenin yalnızca gölgesini değil, yapısını da kısmen görebiliriz.
Peki bu tek gözlü Mezopotamya yaratığı ile Homeros’un Polyphemos’u aynı varlık mıdır?
Hayır. Böyle bir özdeşlik için elimizde yeterli kanıt yoktur.
Homeros’un Odysseia’sında Polyphemos, Poseidon’un oğlu olan ve Odysseus tarafından kör edilen dev bir Cyclops’tur. Homeros destanlarının bugünkü biçimlerinin oluşumu genel olarak MÖ 8. yüzyılın sonları ile MÖ 7. yüzyılın başları arasındaki döneme yerleştirilir. Bu nedenle Khafajah plağı ile Odysseia arasında yaklaşık bin yıldan fazla bir zaman farkı vardır.
Dolayısıyla “Nergal, Polyphemos’tan 4.000 yıl önce Cyclops öldürdü” demek tarihsel olarak doğru değildir.
Daha doğru ifade şudur:
Mezopotamya’da tek gözlü bir mitolojik varlığın Nergal tarafından öldürülmesine ilişkin görsel ve yazılı kanıtlar, Homeros’un Cyclops anlatısından yaklaşık bin yıldan fazla önce bulunmaktadır.
Bu ayrım önemlidir.
Çünkü benzerlik ile doğrudan aktarım aynı şey değildir.
Mezopotamya ile Doğu Akdeniz dünyası arasında ikinci binyıl boyunca kültürel, ticari ve entelektüel ilişkilerin bulunduğu bilinmektedir. Andrew George de Babil kültürünün Suriye ve Doğu Akdeniz dünyasına aktarılması bağlamında Mezopotamya’daki tek gözlü varlık geleneğinin Yunan Cyclops geleneğiyle ilişkili olabileceğini savunmuştur. Ona göre yeni bulunan yazılı kanıt, bu olası bağlantıyı daha güçlü hale getirmektedir.
Ancak bu hâlâ bir kültürel aktarım hipotezidir.
Elimizde “Babilli bir hikâye Yunanlılara ulaştı ve Polyphemos böyle ortaya çıktı” diyen bir belge bulunmamaktadır. Dolayısıyla akademik olarak yapılması gereken, benzerliği küçümsemek de onu kesin bir soy bağına dönüştürmek de değildir.
Asıl önemli nokta şudur: Tek gözlü canavar fikri, Homeros’un dünyasından çok daha eski bir Yakın Doğu geçmişine sahiptir.
Bu nedenle Polyphemos’un ortaya çıkışıyla ilgili tartışma yalnızca Yunan mitolojisinin kendi iç gelişimi üzerinden yürütülemez. Mezopotamya, Suriye, Anadolu ve Doğu Akdeniz arasındaki uzun süreli kültürel temasların da hesaba katılması gerekir.
Khafajah plağı bu tartışmanın merkezindeki en çarpıcı belgelerden biridir.
Buradaki yaratığın “Cyclops” olarak adlandırılması da aslında modern araştırmanın kullandığı karşılaştırmalı bir terimdir. Antik Mezopotamyalılar bu varlığa Yunanca Cyclops adını vermiyordu. İgitelû, Mezopotamya dil ve kültür çevresine ait bir terimdir. Yunan Cyclops ise farklı bir mitolojik sistemin ürünüdür.
İki gelenek arasındaki ortak nokta tek gözlülüktür.
Bunun yanında başka ilginç paralellikler de vardır: Olağanüstü büyüklükte veya doğaüstü özelliklere sahip varlıklar, insanlarla tanrılar arasındaki sınırın aşılması, kahraman ya da tanrı tarafından tehdit edici bir varlığın ortadan kaldırılması ve tek gözün yaratığa kimlik kazandıran temel unsur olması.
Fakat mitolojide benzer motiflerin farklı toplumlarda bağımsız olarak ortaya çıkabileceğini de unutmamak gerekir.
Bu nedenle bilimsel açıdan en güçlü sonuç “Polyphemos kesinlikle Nergal’in öldürdüğü igitelû’dur” değildir.
Daha güçlü ve savunulabilir sonuç şudur:
Mezopotamya’da tek gözlü mitolojik varlık fikrinin Homeros’tan çok daha önce mevcut olduğu ve Nergal’in bu varlıklardan en az birini öldüren tanrı olarak yazılı gelenekte kaydedildiği artık güçlü biçimde belgelenmiştir. Khafajah plağı ise bu mitolojik geleneğin görsel karşılığını sunmaktadır.
Belki de asıl şaşırtıcı olan budur.
Yaklaşık dört bin yıl önce bir Mezopotamyalı sanatçı, bugün hâlâ tanıdığımız bir mitolojik motifi kile işledi: tek gözlü, doğaüstü bir varlık.
Yüzyıllar sonra bu motif farklı bir coğrafyada yeniden karşımıza çıktı.
Bu, iki kültürün aynı hikâyeyi anlattığını kanıtlamaz.
Ama insanlığın mitolojik hafızasının düşündüğümüzden çok daha eski, çok daha hareketli ve çok daha bağlantılı olabileceğini gösterir.
Arkeoloji bazen kayıp bir kitabı bulmaz.
Bunun yerine, kitabın binlerce yıl önce kopmuş birkaç sayfasını bulur.
Khafajah plağı da böyle bir sayfadır.
Ve o sayfada Nergal, tek gözlü igitelû’nun karşısında durmaktadır.
Bugün bildiğimiz hikâyenin tamamını bilmiyoruz.
Fakat artık o hikâyenin bir zamanlar var olduğunu düşündürecek kadar güçlü kanıtlara sahibiz.
EDİTÖRÜN NOTU
Bu yazıda kullanılan görsel, tarihî eserin doğrudan özgün müze fotoğrafı olarak değerlendirilmemelidir. Blog sunumu için dijital olarak düzenlenmiş/temsili nitelikte bir görseldir. Görsel, Khafajah kil plağında betimlenen Nergal ile tek gözlü igitelû sahnesini temsil etmek amacıyla kullanılmıştır. Eserin akademik değerlendirmesi görselin dijital sunumundan bağımsız olarak arkeolojik, filolojik ve sanat tarihsel yayınlara dayandırılmıştır.
Eser, günümüzde Chicago Üniversitesi bünyesindeki Institute for the Study of Ancient Cultures Museum’da bulunmaktadır. Kurumun eski adı Oriental Institute Museum idi; kurum 2023 yılında Institute for the Study of Ancient Cultures, West Asia & North Africa (ISAC) adını aldı.
KAYNAKLAR
1- George, Andrew R. “Nergal and the Babylonian Cyclops.” Bibliotheca Orientalis, Cilt 69, Sayı 5–6. Leiden: Nederlands Instituut voor het Nabije Oosten, 2012, s. 421–425.
2- Delougaz, Pinhas ve Thomas Holland. “Excavations at Khafajah, Mounds B, C, and D.” H. J. Hill, Thorkild Jacobsen ve Pinhas Delougaz (ed.), Old Babylonian Public Buildings in the Diyala Region. Chicago: Oriental Institute Publications 98, University of Chicago, 1990.
3- Frankfort, Henri. The Art and Architecture of the Ancient Orient. Harmondsworth: Penguin Books, 1954.
4- Green, Anthony. “Ancient Mesopotamian Religious Iconography.” Jack M. Sasson (ed.), Civilizations of the Ancient Near East, Cilt III. New York: Charles Scribner’s Sons, 1995.
5- Knox, Mary. “Polyphemos and His Near Eastern Relations.” The Journal of Hellenic Studies, Cilt 99. Cambridge: Cambridge University Press, 1979, s. 164–167.
6- Labat, René. Textes littéraires de Suse. Mémoires de la Délégation Archéologique en Iran 57. Paris: Geuthner, 1974.
7- West, Martin Litchfield. The East Face of Helicon: West Asiatic Elements in Greek Poetry and Myth. Oxford: Clarendon Press, 1997.
8- Opificius, Ruth. Das altbabylonische Terrakottarelief. Berlin: Walter de Gruyter, 1961.
9- Institute for the Study of Ancient Cultures, University of Chicago. ISAC Museum, Mezopotamya koleksiyonları ve Khafajah kazı materyalleri.
10- Institute for the Study of Ancient Cultures, University of Chicago. “Name Change Information.” Kurumsal arşiv ve müze bilgileri.
META AÇIKLAMA
Mezopotamya’da Nergal’in tek gözlü igitelû’yu öldürmesi, Homeros’un Cyclops anlatısından bin yıldan fazla önceye uzanan şaşırtıcı bir mirastır.
SEO ANAHTAR KELİMELERİ
Nergal, igitelû, Mezopotamya Cyclops, Khafajah, Khafaje, Tutub, Sumer mitolojisi, Babil mitolojisi, Anunnaki, Nergal ve Cyclops, Polyphemos, Homeros, Odysseia, Mezopotamya sanatı, antik Yakın Doğu, tek gözlü yaratık, Larsa dönemi, Sîn Tapınağı
ALTERNATİF BAŞLIKLAR
NERGAL’İN ÖLDÜRDÜĞÜ TEK GÖZLÜ CANAVAR: POLYPHEMOS’TAN BİNLERCE YIL ÖNCE MEZOPOTAMYA
KHAFĀJAH’NIN KAYIP MİTİ: NERGAL, İGİTELÛ VE CYCLOPS’UN MEZOPOTAMYA KÖKENİ
ETİK VE İÇERİK DENETİMİ
Bu makalede “Nergal kesinlikle Polyphemos’un kaynağıdır” biçimindeki kanıtlanmamış bir iddia özellikle kullanılmamıştır. Mezopotamya igitelû geleneği ile Yunan Cyclops geleneği arasındaki benzerlik, olası kültürel aktarım bağlamında ele alınmış; doğrudan tarihsel aktarımın henüz kanıtlanmadığı açıkça belirtilmiştir.
Ayrıca “4.000 yıl önce Homer” ifadesi düzeltilmiştir. Doğru kronolojik karşılaştırma, Khafajah plağının MÖ II. binyılın başlarına, Homeros destanlarının ise genel olarak MÖ 8. yüzyılın sonlarına ve 7. yüzyılın başlarına tarihlenmesidir.
“Anunnaki tanrısı” ifadesi de akademik terminolojiye uygun olarak düzeltilmiş; Anunna/Anunnaki’nin tek bir tanrı değil, Mezopotamya tanrılarından oluşan bir grup olduğu belirtilmiştir.
DİJİTAL SEO İÇİN KISA ALTERNATİF BAŞLIKLAR
Nergal ve Mezopotamya’nın İlk Cyclops’u
Polyphemos’tan Bin Yıl Önce: Nergal’in Tek Gözlü Düşmanı
Khafajah Plağında Kayıp Mezopotamya Miti
İgitelû: Mezopotamya’nın Tek Gözlü Canavarı
YAZAR KAŞESİ VE TESCİL
✍️ Araştırmacı / Yazar: Muhittin Yalçınkaya
14 Ağustos 2026 @NkayaMuhittin
© 2026 Muhittin Yalçınkaya. Burada yer alan tüm içerikler Muhittin Yalçınkaya'ya aittir; izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz.

Binlerce yıl önce kile işlenen tek bir göz, bugün hâlâ bize geçmişin düşündüğümüz kadar uzak olmadığını hatırlatıyor.
YanıtlaSilTarih yalnızca bildiklerimizden oluşmaz; bazen kaybolmuş olanın geride bıraktığı küçük izlerden yeniden kurulur.
YanıtlaSilBir mitin farklı coğrafyalarda yeniden ortaya çıkması, onun aynı hikâye olduğunu değil, insan zihninin ortak sorular etrafında buluşabildiğini gösterir.
YanıtlaSilİnsanlık bazı hikâyeleri unutabilir; fakat semboller bazen insanlardan daha uzun yaşar.
YanıtlaSil