BİR AYDINLANMA NEFERİNİN ARDINDAN: BİLGESU ERENUS

 


BİR AYDINLANMA NEFERİNİN ARDINDAN: BİLGESU ERENUS

Sanatın ve kalemin ömrünü hakikate adayan, tiyatro sahnelerimize soluk, romanlarımıza ve ezgilerimize ses katan Bilgesu Erenus’un aramızdan ayrılışının derin hüzününü yaşıyoruz. 1943 yılında Bilecik Gölpazarı'nda başlayan hayat yolculuğu, İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'ndeki eğitimiyle ve ardından hayatın her alanında üreten aydın kimliğiyle taçlandı. TRT’deki emekleri, Türkiye Yazarlar Sendikası Yönetim Kurulu'ndaki mücadeleci duruşu ve Özgür Üniversite'nin kurucuları arasındaki öncü kimliğiyle o, sadece bir sanatçı değil, aynı zamanda toplumun vicdanıydı.


Gökçen Kaynatan ile müzik yolculuğunda sesini ve gitarını sanatın hizmetine sunan, radyo programlarıyla sesini kitlelere ulaştıran Erenus, sahne sanatlarında unutulmaz izler bıraktı. Misafir, El Kapısı, Ortak, Nereye Payidar, İkili Oyun, Kelaynaklar, Güneyli Bayan, Acılar Şenliği, Arka Bahçe ve Yaftalı Tabut gibi kaleme aldığı oyunlar; Devlet Tiyatroları, Ankara Sanat Tiyatrosu ve Dostlar Tiyatrosu gibi köklü sahnelerde hayat buldu. Yazılarındaki toplumsal duyarlılık ve insan hakları savunuculuğu, onun sanatını evrensel bir boyuta taşıdı. Eşi Müştaş Erenus'un hatırası ve oğlu Ali Erenus'un müzik çalışmalarındaki gururuyla büyüyen bu köklü çınar, bıraktığı eserlerle her zaman aramızda yaşayacak. Değerli sanatçımıza rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sanat camiasına sabır ve başsağlığı diliyorum.


​✍️ : © Muhittin Yalçınkaya

05 Ağustos 2026

Yorumlar

​En Çok Okunan Makaleler

GÖBEKLİTEPE’NİN KADİM GÖLGESİNDE BİR ESTETİK DEVRİMİ: BONCUKLU TARLA, MEZOPOTAMYA’NIN TAŞTAN HAFIZASI VE İNANCI ŞEKİLLENDİREN İLK KÖY

GÜCÜN SARHOŞLUĞUNDAN TABİATIN ÇIPLAKLIĞINA: NEBUKADNEZAR’IN AYNASI

TAŞIN SESİ: 11.000 YILLIK KARAHANTEPE HEYKELLERİ VE İNSANIN İLK KUTSAL İZLERİ

EGE'NİN SON NÖBETÇİSİ: SOUNION'DAKİ POSEİDON TAPINAĞI VE DENİZLERİN TANRISINA ADANAN TAŞLAR

SÜMERLER TÜRK MÜYDÜ? DİLBİLİM, ARKEOLOJİ VE AKADEMİK VERİLER IŞIĞINDA BİR İNCELEME veya SÜMERLERİN KÖKENİ ÜZERİNE AKADEMİK BİR ANALİZ: TÜRK TEZİ NE KADAR GEÇERLİ?