ABYDOS KRAL LİSTESİ: TARİHİN HAFIZASINI ŞEKİLLENDİREN KRALİYET BELGESİ

 


ABYDOS KRAL LİSTESİ: TARİHİN HAFIZASINI ŞEKİLLENDİREN KRALİYET BELGESİ

Eski Mısır uygarlığı, geçmişini yalnızca anıtlar ve tapınaklarla değil, aynı zamanda kraliyet soyunu belgeleyen resmî kayıtlarla da gelecek kuşaklara aktarmaya çalışmıştır. Bu belgeler arasında en ünlüsü hiç kuşkusuz Abydos Kral Listesi'dir. İlk bakışta yalnızca firavun adlarının sıralandığı bir liste gibi görünse de, ayrıntılı incelendiğinde bunun yalnızca tarih yazıcılığı amacıyla hazırlanmadığı anlaşılır. Liste, aynı zamanda Mısır devletinin meşruiyet anlayışını, dinsel düşüncesini ve siyasi tercihlerini yansıtan ideolojik bir belgedir.

Abydos Kral Listesi, Yukarı Mısır'daki kutsal Abydos kentinde bulunan I. Seti Tapınağı'nın iç duvarına kabartma olarak işlenmiştir. XIX. Hanedan'ın güçlü hükümdarı I. Seti tarafından MÖ 13. yüzyılda yaptırılan bu liste, Mısır'ın ilk hanedan hükümdarı kabul edilen Narmer (bazı araştırmacılara göre Menes geleneğiyle ilişkilendirilir) sonrasındaki kralları kronolojik bir anlayış içinde sıralamaktadır. Kabartmada I. Seti ile veliahtı II. Ramses'in atalarına adak sundukları sahne yer almakta, böylece kraliyet soyunun kutsallığı görsel olarak da vurgulanmaktadır.

Listede toplam 76 kartuş bulunmaktadır. Bunların 75'i Seti I'den önce hüküm süren seçilmiş firavunlara, son kartuş ise I. Seti'nin kendisine aittir. Bu nedenle sosyal medyada sıkça dile getirilen "76 kral" ifadesi teknik olarak eksik bir tanımlamadır. Daha doğru ifade, "76 kraliyet kartuşundan oluşan liste" veya "75 selef hükümdar ile I. Seti'yi içeren liste" olacaktır.

Modern tarihçiler için Abydos Kral Listesi'nin değeri son derece büyüktür. Çünkü Erken Hanedanlık Dönemi'nden Yeni Krallık'a kadar uzanan birçok hükümdarın sıralamasını doğrulamaya yardımcı olur. Özellikle Torino Krallar Papirüsü ve Saqqara Kral Listesi ile karşılaştırıldığında kronolojik boşlukların giderilmesinde temel kaynaklardan biri hâline gelmiştir. Ancak bu önem, listenin tamamen tarafsız olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, belge dikkatle incelendiğinde bilinçli tercihler ve siyasi müdahaleler açıkça görülmektedir.

En dikkat çekici özelliklerden biri, bazı hükümdarların tamamen dışarıda bırakılmasıdır. Bunların başında kadın firavun Hatshepsut gelir. Hatshepsut'un adı yalnızca Abydos'ta değil, birçok resmî kayıtta da silinmiştir. Bunun nedeni yalnızca kadın olması değildir. Ölümünden sonra III. Thutmose döneminde başlatılan sistemli bir meşruiyet politikası kapsamında, hükümdarlığının resmî tarihten çıkarılması amaçlanmıştır.

Benzer şekilde Akhenaten'in adı da listede yer almaz. Bunun nedeni siyasi olduğu kadar dinîdir. Akhenaten, geleneksel Amun merkezli dini büyük ölçüde terk ederek Aten kültünü devletin merkezine yerleştirmiştir. Ölümünden sonra bu reform, Mısır'ın geleneksel düzenine karşı bir sapma olarak değerlendirilmiş; Akhenaten ile birlikte Amarna Dönemi'nin diğer hükümdarları Smenkhkare ve Neferneferuaten de resmî kraliyet hafızasından çıkarılmıştır. İlginç biçimde Tutankhamun da bu listede bulunmaz. Bunun nedeni onun başarısız bir hükümdar olması değil, Amarna hanedanının devamı olarak görülmesidir.

Aynı şekilde MÖ 17. yüzyılda Kuzey Mısır'ı yöneten Hyksos hükümdarları da listeye alınmamıştır. Eski Mısırlılar onları meşru firavunlar olarak kabul etmemiş, yabancı işgalciler şeklinde değerlendirmiştir. Dolayısıyla Abydos Kral Listesi, egemenliğin sürekliliğini yalnızca meşru kabul edilen hanedanlar üzerinden göstermeyi amaçlamaktadır.

Bu durum, listenin tarihsel olduğu kadar ideolojik bir belge olduğunu ortaya koymaktadır. Günümüz tarihçileri, Abydos Kral Listesi'ni kullanırken daima diğer arkeolojik ve yazılı kaynaklarla birlikte değerlendirmektedir. Çünkü eksik bırakılan hükümdarlar tesadüf sonucu unutulmamış; bilinçli bir devlet politikası doğrultusunda dışarıda bırakılmıştır.

Eski Mısır'da kişinin adı olan "ren", bireyin kimliğinin ayrılmaz bir parçası kabul edilirdi. Adın anılması, kişinin hatırlanmasını ve kültünün devamını sağlayan önemli unsurlardan biriydi. Bu nedenle isimlerin kasıtlı olarak silinmesi yalnızca siyasi bir işlem değil, aynı zamanda sembolik bir mahkûmiyet anlamı taşıyordu. Bununla birlikte günümüzde bazı popüler yayınlarda ileri sürüldüğü gibi, "adı silinen herkes öteki dünyadan tamamen yok olurdu" şeklindeki kesin ifade akademik açıdan fazla genelleyicidir. Mısır dininin yaklaşık üç bin yıllık gelişimi boyunca bu anlayış farklı dönemlerde değişiklik göstermiştir. Dolayısıyla isim silme uygulaması, daha çok kişinin kamusal hafızasını ve resmî meşruiyetini ortadan kaldırmaya yönelik güçlü bir sembolik yaptırım olarak değerlendirilmektedir.

Abydos Kral Listesi'nin en önemli katkılarından biri de modern Mısır kronolojisinin oluşturulmasına yaptığı destektir. Jean-François Champollion'un hiyeroglifleri çözmesinden sonra bu liste yeniden okunabilmiş, ardından Karl Richard Lepsius, James Henry Breasted, Alan Gardiner, Nicolas Grimal ve Toby Wilkinson gibi Mısırbilimciler tarafından ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Günümüzde kraliyet kronolojisinin oluşturulmasında hâlâ temel başvuru kaynaklarından biri olmayı sürdürmektedir.

Abydos Kral Listesi, yalnızca geçmişi kaydeden bir belge değildir. Aynı zamanda devletin geçmişi nasıl görmek istediğini gösteren resmî bir hafıza inşasıdır. Bu yönüyle modern çağdaki tarih yazımı tartışmalarına da ışık tutmaktadır. Tarih yalnızca yaşananların toplamı değildir; hangi olayların hatırlandığı, hangilerinin unutturulduğu da tarih anlayışının ayrılmaz bir parçasıdır. I. Seti'nin tapınağındaki bu sessiz taş duvar, yaklaşık üç bin üç yüz yıldır bize tam da bunu göstermektedir.


EDİTÖRÜN NOTU

Bu makalede kullanılan görsel, I. Seti Tapınağı'nda bulunan gerçek Abydos Kral Listesi'ni göstermektedir. Görsel üzerinde dijital ışık, renk ve keskinlik düzenlemeleri yapılmış olabilir. Görsel, tarihî bilgi üretmek amacıyla değil, konunun görsel bağlamını desteklemek amacıyla kullanılmıştır. Makaledeki değerlendirmeler güncel Mısırbilim literatürü ve hakemli akademik yayınlar esas alınarak hazırlanmıştır.

KAYNAKLAR

1- Breasted, James Henry. Ancient Records of Egypt, Volume III. Chicago: University of Chicago Press, 1906.

2- Gardiner, Alan H. Egypt of the Pharaohs: An Introduction. Oxford: Oxford University Press, 1961.

3- Grimal, Nicolas. A History of Ancient Egypt. Oxford: Blackwell Publishers, 1992.

4- Kitchen, Kenneth A. Pharaoh Triumphant: The Life and Times of Ramesses II. Warminster: Aris & Phillips, 1982.

5- Lepsius, Karl Richard. Denkmäler aus Aegypten und Aethiopien. Berlin, 1849–1859.

6- Shaw, Ian (Ed.). The Oxford History of Ancient Egypt. Oxford: Oxford University Press, 2000.

7- Wilkinson, Toby A. H. The Rise and Fall of Ancient Egypt. London: Bloomsbury Publishing, 2010.

8- Wilkinson, Richard H. The Complete Temples of Ancient Egypt. London: Thames & Hudson, 2000.

9- Hornung, Erik. Conceptions of God in Ancient Egypt. Ithaca: Cornell University Press, 1982.

10- The British Museum. Ancient Egypt Collection and Research Archives.

11- Griffith Institute, University of Oxford. Topographical Bibliography of Ancient Egyptian Hieroglyphic Texts.

12- Centre Franco-Égyptien d'Étude des Temples de Karnak (CFEETK), arşiv yayınları.


✍️ Araştırmacı / Yazar: Muhittin Yalçınkaya

30 Temmuz 2026 – @NkayaMuhittin



© 2026 Muhittin Yalçınkaya. Burada yer alan tüm içerikler Muhittin Yalçınkaya'ya aittir; izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz.


Yorumlar

  1. Geçmiş değişmez; fakat geçmişe ilişkin anlatılar her çağın siyasal ve kültürel tercihleriyle yeniden şekillenir.

    YanıtlaSil
  2. Hafıza, iktidarın en sessiz fakat en kalıcı araçlarından biridir.

    YanıtlaSil
  3. Bir insanı öldürmek yaşamını sona erdirir; adını unutturmak ise bellekle verilen uzun bir mücadeledir.

    YanıtlaSil
  4. Tarihi yazanlar yalnızca olayları değil, hatırlanmasına izin verilen isimleri de belirler.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

​En Çok Okunan Makaleler

GÖBEKLİTEPE’NİN KADİM GÖLGESİNDE BİR ESTETİK DEVRİMİ: BONCUKLU TARLA, MEZOPOTAMYA’NIN TAŞTAN HAFIZASI VE İNANCI ŞEKİLLENDİREN İLK KÖY

GÜCÜN SARHOŞLUĞUNDAN TABİATIN ÇIPLAKLIĞINA: NEBUKADNEZAR’IN AYNASI

TAŞIN SESİ: 11.000 YILLIK KARAHANTEPE HEYKELLERİ VE İNSANIN İLK KUTSAL İZLERİ

EGE'NİN SON NÖBETÇİSİ: SOUNION'DAKİ POSEİDON TAPINAĞI VE DENİZLERİN TANRISINA ADANAN TAŞLAR

SÜMERLER TÜRK MÜYDÜ? DİLBİLİM, ARKEOLOJİ VE AKADEMİK VERİLER IŞIĞINDA BİR İNCELEME veya SÜMERLERİN KÖKENİ ÜZERİNE AKADEMİK BİR ANALİZ: TÜRK TEZİ NE KADAR GEÇERLİ?