NİKOMEDİA'DAN İSTANBUL'A UZANAN BİR İMPARATORLUK YÜZÜ: DİOCLETİAN'A ATFEDİLEN PORTRENİN TARİHSEL ANLAMI
NİKOMEDİA'DAN İSTANBUL'A UZANAN BİR İMPARATORLUK YÜZÜ: DİOCLETİAN'A ATFEDİLEN PORTRENİN TARİHSEL ANLAMI
Roma İmparatorluğu'nun en çalkantılı dönemlerinden biri olan MS 3. yüzyılın sonları, yalnızca siyasi krizlerle değil, aynı zamanda devlet yönetiminin köklü biçimde yeniden şekillendiği bir süreç olarak da tarihe geçti. Bu dönüşümün en önemli mimarı kabul edilen İmparator Diocletian, kurduğu Tetrarşi sistemiyle imparatorluğu yeniden örgütlemiş, Roma dünyasının idari yapısını değiştirmiş ve Nikomedia'yı imparatorluğun en önemli yönetim merkezlerinden biri hâline getirmiştir. Bugün Kocaeli sınırları içerisinde yer alan antik Nikomedia'da ele geçirilen ve günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde korunan mermer portre başı, bu büyük dönüşümün sessiz tanıklarından biridir.
Eser, genel kabul gören görüşe göre Diocletian'a atfedilmektedir ve MS 3. yüzyıl sonu ile 4. yüzyıl başına tarihlendirilmektedir. Bununla birlikte akademik çevrelerde bu kimliklendirme kesinleşmiş değildir. Bazı sanat tarihçileri ve arkeologlar portrenin Diocletian'ı temsil ettiğini kabul ederken, bazı araştırmacılar bunun Tetrarşi döneminin diğer hükümdarlarından biri veya aynı dönemin farklı bir imparatoru olabileceğini ileri sürmektedir. Bu nedenle bilimsel yayınlarda eser çoğunlukla "Diocletian'a atfedilen portre" olarak tanımlanmaktadır.
Bu yaklaşım, arkeolojinin temel ilkelerinden biridir. Bir eserin kimliği yalnızca bulunduğu yer veya dönemiyle değil; yüz anatomisi, saç ve sakal işçiliği, gözlerin biçimi, heykelcilik üslubu, karşılaştırmalı ikonografi ve benzer portrelerle yapılan analizler sonucunda değerlendirilir. Yazılı bir kitabe bulunmadığı sürece kesin hükümler yerine olasılık dereceleri kullanılır. Bilimsel dürüstlüğün gereği de budur.
Diocletian'ın Nikomedia'yı başkent olarak seçmesi tesadüf değildir. İmparatorluğun doğu sınırlarına yakınlığı, Pers tehdidine karşı stratejik konumu ve Anadolu, Balkanlar ile Levant arasındaki ulaşım ağının merkezinde yer alması nedeniyle Nikomedia, Roma'nın en önemli siyasi merkezlerinden biri hâline gelmiştir. İmparator uzun yıllar boyunca devlet işlerini bu kentten yönetmiş; saraylar, kamu yapıları ve anıtsal eserlerle şehri imparatorluğun gerçek yönetim merkezlerinden biri hâline getirmiştir. Bu nedenle burada bulunan imparatorluk portreleri yalnızca sanatsal eserler değil, aynı zamanda Roma devlet ideolojisinin taş üzerine işlenmiş belgeleridir.
Tetrarşi döneminde portre sanatı da önemli ölçüde değişmiştir. Cumhuriyet ve erken imparatorluk dönemlerinin bireysel özellikleri öne çıkaran natüralist portre anlayışı yerini daha sert, daha simetrik ve otoriteyi vurgulayan idealize edilmiş yüzlere bırakmıştır. Güçlü çene yapısı, belirgin kaş kemerleri, kısa saç düzeni ve kararlı bakışlar, yalnızca bir hükümdarı değil, devletin sürekliliğini temsil eden siyasal bir dili oluşturuyordu. Nikomedia'da bulunan bu portre de aynı estetik anlayışın başarılı örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenen eser, yalnızca Roma portreciliğinin seçkin örneklerinden biri değildir. Aynı zamanda Anadolu'nun Roma İmparatorluğu içerisindeki merkezi rolünü belgeleyen önemli arkeolojik kanıtlardan biridir. Bir dönem dünyanın en güçlü hükümdarlarından birinin yönetim merkezi olan Nikomedia'nın tarihsel önemini anlamak isteyen herkes için bu portre, taşa işlenmiş bir tarih belgesi niteliği taşımaktadır.
Arkeoloji bize yalnızca geçmişin sanatını değil, geçmişin düşünce sistemini de ulaştırır. Bir hükümdarın yüzünü incelemek, onun yaşadığı çağın siyasal düzenini, iktidar anlayışını ve toplumun devlete bakışını da okumaktır. Bu nedenle Nikomedia'da bulunan ve Diocletian'a atfedilen bu portre, yalnızca bir müze eseri değil; Roma İmparatorluğu'nun yeniden doğuşunu simgeleyen en önemli tarihsel belgelerden biri olarak değerlendirilmelidir.
EDİTÖRÜN NOTU
Bu makalede kullanılan görsel, tarihî eserin dijital ortamda paylaşılan fotoğrafına dayanmaktadır. Görselin telif hakları ilgili fotoğraf sahibine veya yayımlandığı kuruma aittir. Metin hazırlanırken güncel akademik yayınlar ve müze kayıtları esas alınmıştır. Eserin Diocletian'a ait olduğu görüşü yaygın kabul görmekle birlikte bilim dünyasında kesinleşmiş bir kimliklendirme bulunmadığı özellikle dikkate alınmıştır.
KAYNAKLAR
1- Kleiner, Diana E. E. Roman Sculpture. New Haven: Yale University Press, 1992.
2- Elsner, Jas. Imperial Rome and Christian Triumph. Oxford: Oxford University Press, 1998.
3- Smith, Roland R. R. Roman Portrait Statuary from Aphrodisias. Mainz: Philipp von Zabern, 2006.
4- İstanbul Arkeoloji Müzeleri. Koleksiyon ve Envanter Kayıtları.
5- Last Statues of Antiquity Project, University of Oxford. Nikomedia'dan Diocletian'a Atfedilen Portre Kaydı.
✍️ Araştırmacı / Yazar: Muhittin Yalçınkaya
12 Temmuz 2026 @NkayaMuhittin
© 2026 Muhittin Yalçınkaya. Burada yer alan tüm içerikler Muhittin Yalçınkaya'ya aittir; izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz.

4Arkeoloji, sessiz kalan taşların konuşmasını değil, insanın onları anlamasını sağlar.
YanıtlaSilTarih yalnızca yazılanlardan değil, yontulanlardan da okunur.
YanıtlaSilBir hükümdarın yüzü, çoğu zaman çağının aynasıdır.
YanıtlaSilİktidar geçicidir; taş ise hafızayı insandan daha uzun süre korur.
YanıtlaSil