LAMASHTU’YA KARŞI BRONZ BÜYÜ LEVHASI: PAZUZU’NUN KORUYUCU GÜCÜ VE YENİ ASUR DÜNYASINDA HASTALIKLA MÜCADELE
LAMASHTU’YA KARŞI BRONZ BÜYÜ LEVHASI: PAZUZU’NUN KORUYUCU GÜCÜ VE YENİ ASUR DÜNYASINDA HASTALIKLA MÜCADELE
Antik Mezopotamya insanı için hastalık yalnızca bedenin bozulan düzeni değildi. Hastalığın arkasında görünmeyen güçlerin, tanrıların, demonların ve doğaüstü varlıkların bulunabileceğine inanılıyordu. Bu nedenle tedavi ile büyü, tıp ile ritüel birbirinden bugünkü anlamıyla kesin çizgilerle ayrılmıyordu. Louvre’da korunan ve AO 22205 envanter numarasını taşıyan bronz Lamashtu büyü levhası, bu düşünce dünyasının en çarpıcı belgelerinden biridir.
Eser Louvre koleksiyonunda “Plaque des Enfers” yani “Cehennemler Levhası” adıyla kayıtlıdır. Aynı zamanda Lamashtu’ya karşı kullanılan bir “büyü/korunma levhası” olarak tanımlanır. Yeni Asur dönemine tarihlenen eser için Louvre yaklaşık MÖ 911–604 aralığını verir. Bronzdan dökülmüş ve kazıma tekniğiyle işlenmiştir. Levhanın iki askı halkası bulunması, yalnızca seyredilmek üzere yapılmış bir sanat eseri olmadığını; belirli bir ritüel işlevle asılabildiğini düşündürür.
Burada özellikle düzeltilmesi gereken bir nokta vardır. Eser “Lamashtu’nun levhası” olmaktan çok, Lamashtu’nun neden olduğu düşünülen tehlikelerden korunmak amacıyla kullanılan bir apotropaik, yani kötülüğü uzaklaştırıcı nesnedir. Lamashtu burada tapınılan bir tanrıça olarak değil, insanlara, özellikle hamile kadınlara ve çocuklara zarar verebilen güçlü bir dişi demon olarak karşımıza çıkar.
Mezopotamya metinlerinde ve görsel sanatlarında Lamashtu olağanüstü bir varlık olarak tasvir edilir. İnsan ve hayvan özelliklerinin birleştiği bedeninde aslanı andıran baş, hayvansı kulaklar, sivri dişler ve kuş pençelerini andıran ayaklar görülür. Sanatsal tasvirlerinde çoğu kez eşek üzerinde, elinde yılanlar ve emzirdiği hayvanlarla birlikte gösterilir. Louvre’daki AO 22205 numaralı levhada da Lamashtu, iki yılan tutarken bir köpek ve domuz olduğu düşünülen hayvanları emzirir biçimde tasvir edilmiştir.
Bu sahne rastgele seçilmiş değildir. Lamashtu’nun özellikle doğum, annelik ve çocukların korunmasıyla ilgili korkuların merkezinde bulunduğunu gösterir. Antik Mezopotamya toplumunda gebelik ve doğum, modern tıbbın imkânlarından yoksun bir dünyada ciddi riskler taşıyordu. Bebek ölümleri, anne ölümleri, ateşli hastalıklar ve açıklanamayan rahatsızlıklar doğaüstü nedenlerle açıklanabiliyordu. Lamashtu gibi varlıklar bu belirsizliğin kültürel ve dinsel açıklamalarından birini oluşturuyordu.
Levhanın en dikkat çekici unsurlarından biri Pazuzu’dur. Pazuzu bugün çoğu zaman yalnızca “kötü bir demon” olarak tanınsa da Yeni Asur ve Babil dünyasındaki rolü bundan daha karmaşıktır. Pazuzu, kötü rüzgârların ve özellikle hastalık getirebileceğine inanılan rüzgârların güçlü demonik hükümdarıdır. Ancak Mezopotamya büyü geleneğinde bir varlığın güçlü olması, onun her zaman insanın düşmanı olduğu anlamına gelmez. Tehlikeli bir gücün başka bir tehlikeli güce karşı kullanılabilmesi mümkündür.
Pazuzu’nun Lamashtu ile ilişkisi tam da bu noktada önem kazanır. Lamashtu’ya karşı Pazuzu’nun görüntüsünden ve adından yararlanılması, demonik gücün başka bir demonik güce karşı yönlendirilmesi şeklinde düşünülebilir. Bu nedenle Pazuzu’nun tasvir edildiği muska ve levhalar yalnızca “kötülük sembolleri” değildir. Bazı bağlamlarda Pazuzu’nun varlığı koruyucu bir işleve sahiptir.
AO 22205’in arka yüzünde Pazuzu’nun başı kabartma olarak görülür ve bedeninin bir bölümü levhanın arkasında devam eder. Louvre’un tanımı, Pazuzu’nun levhayı kavrayan biçimde gösterildiğini açıkça belirtir. Dolayısıyla sosyal medyada kullanılan “Pazuzu levhayı tutuyor” ifadesinin görsel bir temeli vardır. Ancak bu sahneyi basitçe “Pazuzu, karısı Lamashtu’yu kovuyor” şeklinde açıklamak doğru değildir.
Daha da önemlisi, Pazuzu ile Lamashtu’nun “karı-koca” olduğu şeklindeki popüler anlatım akademik açıdan ihtiyatla kullanılmalıdır. Pazuzu’nun Lamashtu’ya karşı koruyucu olarak kullanılması, onların eş oldukları anlamına gelmez. Buradaki ilişki daha çok ritüel ve apotropaik işlev üzerinden kurulmaktadır.
Levhanın ön yüzü bir başka açıdan da son derece önemlidir. Kompozisyon tek bir sahneden meydana gelmez. Birden fazla yatay düzen içinde tanrısal semboller, hayvan başlı varlıklar, hasta, ritüel görevlileri, Lamashtu, Pazuzu ve çeşitli nesneler bir araya getirilmiştir.
En üst bölümde çok sayıda ilahi sembol bulunur. Bunlar arasında boynuzlu başlık, koç başlı asa veya standart, yıldız, şimşek, hilal, kanatlı güneş diski ve yedi küre gibi işaretler vardır. Bunları tek tek modern bir eşleştirme sistemiyle “bu kesinlikle Şamaş, bu kesinlikle Sin, bu kesinlikle Adad, bu kesinlikle Aşşur” şeklinde açıklamak yerine, daha geniş bir ilahi ve kozmik koruma programının parçaları olarak değerlendirmek daha sağlıklıdır.
Özellikle kanatlı güneş diski ve hilal gibi semboller Mezopotamya sanatında ilahi düzenin güçlü göstergeleridir. Şamaş, Sin ve fırtına tanrısı Adad gibi tanrılarla ilişkilendirilebilecek işaretler bulunmakla birlikte, levhanın sembolik sistemini yalnızca dört tanrıya indirgemek eserin görsel programını daraltır.
Bunun altında yedi hayvan başlı varlık yer alır. Her birinin farklı bir hayvanla ilişkilendirilmesi, Mezopotamya demonolojisinin zengin dünyasını gözler önüne serer. Louvre bunları panter, aslan, kurt, koç, dağ keçisi, yırtıcı kuş ve yılan gibi hayvanlarla bağlantılı biçimde tanımlar.
Bu yedi varlığın kesin olarak “hastanın yatak odasının kapısını koruyan yedi ruh” olduğunu söylemek yerine, onların levhanın apotropaik programında koruyucu veya ritüel açıdan işlevsel varlıklar olarak değerlendirilebileceğini söylemek daha doğru olur. Çünkü elimizdeki görsel ve yazılı veriler, modern açıklamalarda bazen olduğundan daha kesin yorumlanmaktadır.
Kompozisyonun bir başka bölümünde hasta yatağında yatar. Hastanın kaldırdığı eli, dua veya ritüel yardım talebiyle ilişkilendirilebilir. Yakınında iki ritüel uzmanı bulunur ve bu kişiler balık biçimli giysiler içinde gösterilmiştir. Bu ayrıntı özellikle önemlidir. Mezopotamya ritüellerinde balık giysili uzman figürü, arındırma ve büyüsel uygulamalarla ilişkilendirilen özel bir rahiplik geleneğini hatırlatır.
Böylece levha yalnızca “kötü bir demonun resmi” değildir. Hasta vardır; ritüel uzmanları vardır; ilahi semboller vardır; koruyucu demonik varlıklar vardır; Lamashtu vardır ve onu etkisizleştirmek için Pazuzu vardır. Başka bir ifadeyle eser, tek bir karakteri değil, hastalık karşısında kurulmuş bütün bir ritüel savunma sistemini gösterir.
Lamashtu’nun levhadaki konumu da dikkat çekicidir. O, eşek üzerinde ve suyla ilişkili bir ortamda gösterilir. Elindeki yılanlar, emzirdiği hayvanlar ve bulunduğu tekne onun doğaüstü ve tehditkâr karakterini güçlendirir. Ancak burada kullanılan görüntülerin yalnızca “korkutmak” amacıyla üretildiğini düşünmek yetersiz kalır. Görüntü aynı zamanda ritüelin parçasıdır. Tehlikenin görüntüsü ortaya konur, tanımlanır ve ritüel yoluyla kontrol altına alınmaya çalışılır.
Bu bakımdan levha, Mezopotamya düşüncesinin çok önemli bir özelliğini gösterir: Görünmeyen tehlikeyi görünür hale getirmek, onu isimlendirmek ve sembolik bir düzen içerisinde etkisizleştirmek.
Pazuzu’nun rolü de burada anlam kazanır. Onun görünüşü modern göz için korkutucudur. Kanatları, pençeleri, hayvansı özellikleri ve tehditkâr yüzüyle koruyucu bir figürden beklediğimiz güzellik anlayışına sahip değildir. Fakat Mezopotamya büyüsel düşüncesinde koruyucunun güzel olması gerekmez; güçlü olması gerekir.
Pazuzu’nun koruyucu niteliği bu nedenle bir paradoks oluşturur. Kötücül rüzgârlarla ilişkilendirilen bir demon, başka bir demonun tehdidini uzaklaştırmak için kullanılmaktadır. Bu durum antik Mezopotamya'daki “iyi” ve “kötü” kavramlarının modern ahlak anlayışındaki kadar basit olmadığını gösterir.
Bu levhayı yalnızca “antik dünyanın şeytan kovma tableti” olarak tanımlamak da eserin önemini azaltır. Çünkü burada büyü, tıp, din, sanat ve toplumun hastalık karşısındaki korkuları aynı nesne üzerinde birleşmektedir. Hastalıkla mücadele yalnızca bedensel bir işlem değildir; aynı zamanda kozmik düzenin yeniden kurulması olarak görülmektedir.
“Lamashtu’nun hastalıkları meydana getirdiğine ve Pazuzu’nun onu kovarak hastanın iyileşmesini sağladığına inanılıyordu” biçimindeki popüler açıklama bu nedenle belli ölçüde doğrudur; ancak modern tıbbi bir tedavi mekanizması gibi anlaşılmamalıdır. Söz konusu olan, hastalığın doğaüstü nedenlerine karşı gerçekleştirilen ritüel ve büyüsel bir korunma uygulamasıdır.
Levhanın üzerine asılması da bu bağlamda önemlidir. Louvre, eserin iki askı halkası bulunduğunu belirtir. Bu, onun belirli bir mekânda asılabilen koruyucu bir nesne olduğunu gösterir. Ancak “mutlaka yatağın üzerine asılırdı” şeklinde genelleme yapmak yerine, hasta kişinin yakınında veya korunması gereken bir mekânda kullanılabilecek apotropaik bir nesne olduğunu söylemek daha temkinlidir.
Eserin adı da ayrıca dikkat çekicidir. Louvre onu “Plaque des Enfers”, yani “Cehennemler Levhası” olarak adlandırmaktadır. Bu ad modern müzecilik geleneğinin verdiği bir isimdir ve levhanın antik dönemde tam olarak böyle adlandırıldığını düşünmek doğru olmaz. Antik çağdaki nesnenin işlevi, modern müze başlığından daha önemlidir: Lamashtu’ya karşı kullanılan ritüel bir korunma levhasıdır.
Lamashtu adının “she who erases” yani “silip yok eden kadın” şeklinde çevrilmesi de kesin bir etimolojik gerçek olarak sunulmamalıdır. Bu açıklama Akadca bir fiille ilişkilendirilen önerilmiş bir etimolojiye dayanır. Dolayısıyla akademik bir metinde “Lamashtu kesin olarak şu anlama gelir” demek yerine, “adının ‘silmek/yok etmek’ anlam alanıyla ilişkilendirildiği ileri sürülmüştür” demek daha doğrudur.
Benzer şekilde Pazuzu’nun Hanbi’nin oğlu olduğu bilgisi antik kaynaklarda bulunan bir soy bağlantısına dayanır. Ancak Hanbi’yi “bütün kötülük güçlerinin tanrısı” şeklinde tanımlamak ve Humbaba ile kesin bir baba-oğul ilişkisi kurmak, popüler internet anlatılarının akademik literatürden daha ileri götürdüğü iddialardır. Humbaba ise özellikle Gılgamış Destanı'ndaki Sedir Ormanı'nın koruyucusu olan farklı bir demonik figürdür. Bu nedenle iki karakteri basit bir aile şemasına yerleştirmekten kaçınmak gerekir.
Louvre’daki AO 22205 numaralı eser bugün bize yalnızca Yeni Asur sanatının teknik becerisini göstermiyor. Aynı zamanda insanın hastalık karşısındaki korkusunu, görünmeyeni açıklama çabasını ve tehlikeli güçleri yine başka güçlerle denetleme düşüncesini belgeliyor.
Buradaki en çarpıcı nokta belki de Pazuzu’dur. Modern dünyada onun yüzü korkunun simgesi olarak görülebilir. Oysa antik Mezopotamyalı için aynı yüz, doğru ritüel bağlamda korunmanın da sembolü olabilir. Bu çelişki, Mezopotamya demonolojisinin anlaşılması açısından son derece önemlidir.
Dolayısıyla bu bronz levhaya yalnızca “Lamashtu’yu kovmak için yapılmış bir muska” demek eksik kalır. O, hastalık karşısında oluşturulmuş karmaşık bir sembolik savunma sistemidir. Tanrısal işaretler, demonik varlıklar, hasta, ritüel uzmanları, Lamashtu ve Pazuzu aynı kompozisyon içerisinde bir araya getirilerek görünmeyen tehdidin kontrol altına alınması amaçlanmıştır.
Yaklaşık üç bin yıl önce yapılmış küçük bir bronz levha, bugün bize çok büyük bir gerçeği hatırlatıyor: İnsan hastalık karşısında çaresiz kaldığında yalnızca ilaç aramaz; anlam da arar. Mezopotamyalı için bu anlam tanrılar, demonlar, büyüler ve ritüeller aracılığıyla kuruluyordu. Pazuzu’nun Lamashtu’ya karşı kullanılması ise bu dünyanın en dikkat çekici paradokslarından birini oluşturuyordu: Korkutucu olan, başka bir korkuya karşı koruyucu hale gelebiliyordu.
EDİTÖRÜN NOTU
Bu yazıda incelenen eser, Musée du Louvre koleksiyonunda AO 22205 envanter numarasıyla kayıtlı bulunan Yeni Asur dönemi bronz “Plaque des Enfers” yani Lamashtu’ya karşı kullanılan büyü levhasıdır. Sosyal medyada dolaşan görselin sunumu dijital olarak düzenlenmiş veya kolajlanmış olabilir; bu nedenle görselin kendisi ile müzede korunan arkeolojik nesnenin özgün görünümü birbirinden ayrılmalıdır. Akademik tanımlama, sosyal medya görselindeki açıklamaya değil, Louvre’un koleksiyon kaydına dayandırılmıştır.
Eserin gerçek ölçüleri yaklaşık 13,8 cm yükseklik, 8,8 cm genişlik ve 2,5 cm kalınlık olarak verilmektedir. Bronzdan dökülmüş ve kazıma tekniğiyle işlenmiştir. Louvre kaydına göre eser bugün Paris Louvre Müzesi, Doğu Eski Eserleri Bölümü, Salon 230’da bulunmaktadır.
Görselin telif durumu ayrıca dikkate alınmalıdır. Müze fotoğrafı veya üçüncü taraf bir dijital görüntü blogda kullanılacaksa ilgili görselin kullanım koşulları ve fotoğrafçı/müze kredisi ayrıca kontrol edilmelidir.
KAYNAKLAR
1- Musée du Louvre. Département des Antiquités orientales, “Plaque des Enfers”, AO 22205. Paris: Musée du Louvre, koleksiyon kaydı.
2- Musée du Louvre. “Pazuzu, le roi des démons de l’empire assyrien.” Paris: Musée du Louvre, Louvre+.
3- Cattelain, Laureline. “Pazuzu : du protecteur à la personnification du mal. Un délit de sale gueule ?” 2022.
4- Green, Alberto R. “The Lion-Demon in the Art of Mesopotamia and Neighbouring Regions.” Leiden: Brill, 1986.
5- Frank, Carl. “Lamastu, Pazuzu und andere Dämonen. Ein Beitrag zur babylonisch-assyrischen Dämonologie.” Leipzig: J. C. Hinrichs, 1901.
6- British Museum. “Plaque; amulet, 1914,0407.145.” Department of the Middle East, British Museum, Londra.
7- Metropolitan Museum of Art. “Pendant with the Head of Pazuzu.” New York: The Metropolitan Museum of Art, koleksiyon kaydı.
8- Metropolitan Museum of Art. “Amulet with a Lamashtu Demon.” New York: The Metropolitan Museum of Art, koleksiyon kaydı.
SEO META AÇIKLAMASI
Louvre’daki Lamashtu levhası, Pazuzu, hastalık, büyü ve Yeni Asur dünyasının koruyucu ritüellerini gerçek kaynaklarla yeniden değerlendiriyor.
ALTERNATİF BAŞLIKLAR
PAZUZU’NUN GÖLGESİNDE LAMASHTU: YENİ ASUR DÜNYASINDA KORKU VE KORUNMA
ÜÇ BİN YILLIK BRONZ LEVHA: LAMASHTU, PAZUZU VE MEZOPOTAMYA’NIN BÜYÜSEL SAVUNMASI
SEO ANAHTAR KELİMELERİ
Lamashtu, Pazuzu, AO 22205, Louvre, Yeni Asur dönemi, Mezopotamya, Mezopotamya demonolojisi, Lamashtu levhası, bronz büyü levhası, antik Mezopotamya, Asur sanatı, Mezopotamya büyüsü, apotropaik sanat, antik tıp, Mezopotamya ritüelleri
ETİKETLER
Lamashtu, Pazuzu, Mezopotamya, Asur, Yeni Asur, Louvre, AO 22205, antik sanat, arkeoloji, demonoloji, mitoloji, Mezopotamya büyüsü, antik tıp, ritüeller, bronz eser
✍️ Araştırmacı / Yazar: Muhittin Yalçınkaya
19 Ağustos 2026 @NkayaMuhittin
© 2026 Muhittin Yalçınkaya. Burada yer alan tüm içerikler Muhittin Yalçınkaya'ya aittir; izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz.

Küçücük bir bronz levha, üç bin yıl önce yaşayan insanların hastalık, ölüm, doğum, korku ve korunma hakkındaki düşüncelerini bugüne taşıyabiliyorsa, arkeolojinin asıl değeri yalnızca nesneleri değil, insanın zihinsel dünyasını da ortaya çıkarmasıdır.
YanıtlaSilAntik insan hastalığı yalnızca bedende aramadı; onu anlamlandırmaya çalıştı. Bugün farklı açıklamalar kullanıyoruz, fakat anlam arayışımız bütünüyle ortadan kalkmış değildir.
YanıtlaSilPazuzu’nun hikâyesi, iyilik ile kötülüğün her zaman birbirinden kesin çizgilerle ayrılmadığını gösterir. Tehlikeli olan bir güç, başka bir tehlikeye karşı koruyucu olabilir.
YanıtlaSilİnsan korktuğu şeyi önce görünür hale getirir. Sonra onun karşısına başka bir güç koyarak korkusunu denetlemeye çalışır.
YanıtlaSil