TAŞA KAZINAN İKİ İNANCIN İZİ: ANTALYA'DAKİ CEBRAİL KABARTMASINDA BİZANS VE İSLAM KATMANLARI
TAŞA KAZINAN İKİ İNANCIN İZİ: ANTALYA'DAKİ CEBRAİL KABARTMASINDA BİZANS VE İSLAM KATMANLARI
Antalya Arkeoloji Müzesi'nin en dikkat çekici eserlerinden biri olan Başmelek Cebrail kabartması, yalnızca Erken Bizans sanatının seçkin örneklerinden biri değildir. Aynı zamanda Anadolu'nun yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin, dinlerin ve medeniyetlerin birbirine temas ettiği uzun tarihsel sürecin somut bir belgesidir. Bu eser, tek bir dönemin ürünü olmaktan çok, farklı çağlarda bırakılmış izleri aynı taş üzerinde bir araya getiren nadir örneklerden biridir.
MS 6. yüzyıla tarihlenen çift yüzlü mermer levhanın ön yüzünde kanatları günümüze ulaşmamış genç bir başmelek tasviri bulunmaktadır. Figürün başının çevresindeki hale, kutsallığını vurgularken iki yanında yer alan Yunanca "ΓΑΒΡΙΗΛ" (Gabriel) yazısı onun Başmelek Cebrail olduğunu açıkça göstermektedir. Elinde taşıdığı küre ya da disk ise ilahi otoriteyi, göksel düzeni veya kutsal görevi simgeleyen ikonografik bir unsur olarak değerlendirilmektedir.
Levhanın arka yüzünde yer alan Latin haçı, eserin Hristiyan litürjisinde kullanılmış mimari ya da dinsel bir eleman olduğunu düşündürmektedir. Böylece aynı mermer blok, hem figürlü hem de sembolik iki farklı yüzüyle Bizans sanat anlayışını yansıtmaktadır.
Eseri benzersiz yapan ayrıntı ise figürün elindeki küre üzerine daha sonraki bir dönemde kazınmış Arap harfli yazıdır. Bugün okunabilen yazı bazı araştırmacılar tarafından "الله" (Allah), bazıları tarafından ise "لله" (Lillah – Allah için) şeklinde değerlendirilmektedir. Taşın aşınmış olması nedeniyle kesin okuma yapılamamaktadır. Akademik çevrelerde her iki görüş de yer almaktadır.
Bu Arapça kazımanın büyük olasılıkla Anadolu'nun İslam egemenliği döneminde, muhtemelen Selçuklu çağında işlendiği düşünülmektedir. Ancak bunu kesin olarak kanıtlayan çağdaş bir belge bulunmadığından tarihlendirme ihtiyatla yapılmaktadır. Bilimsel yaklaşım, bu müdahaleyi kesin hüküm yerine olasılık çerçevesinde değerlendirmektedir.
En dikkat çekici nokta ise levhanın kırılıp yok edilmek yerine yeniden yorumlanmış olmasıdır. Tarihin birçok döneminde eski eserlerin tamamen tahrip edildiği bilinmesine rağmen burada mevcut figür korunmuş, yalnızca yeni dönemin inanç dünyasını yansıtan kısa bir ibare eklenmiştir. Bu durum Anadolu'nun kültürel sürekliliğini ve farklı medeniyetlerin aynı nesne üzerinde bıraktığı katmanları göstermesi bakımından oldukça değerlidir.
Bugün bu mermer levha yalnızca Bizans sanatının değil, Anadolu'da dinlerin ve kültürlerin birbirleriyle kurduğu karmaşık ilişkinin de sessiz tanıklarından biridir. Aynı taş üzerinde Yunanca bir melek adı ile Arapça Allah ibaresinin birlikte bulunması, Anadolu tarihinin doğrusal değil, çok katmanlı ve sürekli dönüşen yapısını gözler önüne sermektedir.
Bu nedenle eser, yalnızca ikonografik açıdan değil, kültürel mirasın korunması, yeniden kullanımı (spolia) ve dinler arası tarihsel etkileşim açısından da Erken Orta Çağ Anadolu'sunun en dikkat çekici örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
EDİTÖRÜN NOTU
Bu yazıda kullanılan görsel dijital ortamda hazırlanmış veya düzenlenmiş olabilir. Makale, mevcut akademik yayınlar, müze katalogları ve sanat tarihi literatürü esas alınarak hazırlanmıştır.
KAYNAKLAR
1- Mango, Cyril. Byzantine Architecture. New York: Harry N. Abrams, 1976.
2- Cormack, Robin. Byzantine Art. Oxford: Oxford University Press, 2000.
3- Grabar, André. Christian Iconography. Princeton: Princeton University Press, 1968.
4- Ötüken, Yıldız. Anadolu'da Erken Bizans Sanatı. İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 1996.
5- Antalya Arkeoloji Müzesi. Bizans Dönemi Taş Eserler Koleksiyonu, Müze Arşivi.
6- Eyice, Semavi. Bizans Sanatı Tarihi. İstanbul: Edebiyat Fakültesi Yayınları.
NOT :
Bu tarihsel yolculuğun devamından ve yeni araştırmalarımdan anında haberdar olmak isterseniz, blogumun sol üst köşesindeki menü ikonuna dokunarak "Takip et" butonuna tıklayabilirsiniz.
✍️ Araştırmacı / Yazar: Muhittin Yalçınkaya
26 Temmuz 2026 @NkayaMuhittin
© 2026 Muhittin Yalçınkaya. Burada yer alan tüm içerikler Muhittin Yalçınkaya'ya aittir; izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz.

Tarih, tek bir hakikatin değil, üst üste biriken hafızaların toplamıdır.
YanıtlaSilMedeniyetler bazen birbirini yok etmez, aynı taş üzerinde yeni anlamlar oluşturur.
YanıtlaSilTaş değişmez; onu okuyan insan değişir.
YanıtlaSilBir eseri anlamak, onu yapan kadar ona dokunan bütün çağları anlamayı gerektirir.
YanıtlaSil