MERMERDE DONMUŞ BİR KADEH KALDIRMA ANI: 4.500 YILLIK KİKLAD “KUPA TAŞIYICISI”
MERMERDE DONMUŞ BİR KADEH KALDIRMA ANI: 4.500 YILLIK KİKLAD “KUPA TAŞIYICISI”
Yaklaşık 4.500 yıl önce Ege Denizi'ndeki Kiklad Adaları'nda çalışan bir mermer ustası, insan bedenini yalnızca durağan bir biçimde temsil etmekle yetinmedi. Küçük bir mermer bloğundan oturan bir insan figürü, onun oturduğu tabure ve elinde tuttuğu küçük bir kupayı birlikte biçimlendirdi. Bugün Atina'daki Museum of Cycladic Art koleksiyonunda bulunan bu küçük eser, Kiklad sanatının alışılmış imgelerinden ayrılan son derece özgün bir kompozisyon ortaya koyar. Eser müzenin koleksiyonunda ΝΓ0286 (NG0286) numarasıyla kayıtlıdır. Beyaz mermerden yapılmış olan figürün yüksekliği 15,2 santimetredir.
Eser, sanat tarihine “The Cup-bearer”, yani “Kupa Taşıyıcısı” adıyla geçmiştir. Yunanca geleneksel adı ise “Ο εγείρων πρόποσιν” olarak verilir. Buradaki adlandırma, figürün gerçekten bir içki törenine katıldığını kanıtlayan yazılı bir belgeye dayanmamaktadır. Aksine, sağ elinde küçük bir kupa tutan figürün bedensel hareketi, sanki bir kadeh kaldırmaya veya libasyon gerçekleştirmeye hazırlanıyormuş izlenimi verdiği için bu isim kullanılmıştır. Dolayısıyla “kupa taşıyıcısı” bir antik yazıtla doğrulanmış isim değil, modern müzecilik ve sanat tarihi geleneğinde kullanılan tanımlayıcı bir addır.
Figürün en dikkat çekici özelliklerinden biri, geleneksel olarak Kiklad sanatı denildiğinde akla gelen kollarını göğsünün üzerinde birleştirmiş kadın figürlerinden farklı olmasıdır. Kiklad mermer heykelciklerinin büyük bölümü, özellikle Erken Kiklad II döneminde gelişen kanonik kadın tipleriyle tanınır. Buna karşılık sanatçılar aynı dönemde müzik yapan, avlanan, çeşitli etkinliklerde bulunan veya gruplar hâlinde betimlenen sıra dışı figürler de üretmişlerdir. “Kupa Taşıyıcısı” bu özel kompozisyonlar grubunun en dikkat çekici örneklerinden biridir.
Burada önemli bir akademik ayrıntı vardır. Figürün erkek olduğu kesin bir anatomik işaretle kanıtlanmış değildir. Museum of Cycladic Art açıkça cinsiyetin figür üzerinde belirtilmediğini, ancak figürün “eylem hâlinde” gösterilmesi nedeniyle erkek olarak değerlendirildiğini belirtmektedir. Bu nedenle akademik bir metinde “erkek heykelciğidir” demekten ziyade, “erkek olarak yorumlanan figür” ifadesi daha isabetlidir. Bu ayrım küçük görünse de arkeolojik yorum ile doğrudan gözlemlenebilir veri arasındaki sınırı korumak açısından önemlidir.
Figürün oturduğu tabure de ayrıca önem taşır. Tabure, sonradan eklenmiş ayrı bir parça değildir; figürle aynı mermer kütlesinden oyulmuştur. Müzenin ayrıntılı katalog açıklamasına göre oturma yeri hafifçe geriye eğimlidir ve figürün gövdesinden yüzeydeki sığ oluklarla ayrılır. Dört ayak arasında kemerli bağlantılar bulunur. Böylece sanatçı yalnızca insan bedenini değil, figürün üzerinde bulunduğu mobilyayı da aynı taş kütlesi içerisinde çözümlemiştir.
Bu ayrıntı, eserin üç boyutlu niteliğini daha da belirginleştirir. Figürün bacaklarının birbirinden ayrılması, kolun gövdeden uzaklaştırılması ve sağ eldeki kupanın öne doğru uzatılması, beden ile çevresindeki boşluk arasında doğrudan bir ilişki oluşturur. Böylece sanatçı, kapalı ve neredeyse geometrik bir insan biçimi yerine, mekânda hareket eden bir beden duygusu yaratmıştır. Museum of Cycladic Art da bu tür “özel biçimli” figürlerin, durağan kanonik örneklerden farklı olarak hareket ve eylem duygusu oluşturduğunu vurgular.
Eserin kronolojisi de dikkatle ifade edilmelidir. Müzenin güncel koleksiyon kaydı eseri MÖ 2700–2400/2300 arasına tarihlendirir ve Erken Tunç Çağı'na yerleştirir. Başka bir müze sunumunda ise eser Erken Kiklad II'nin yaklaşık MÖ 2600 yıllarına ait özel biçimli figürlerinden biri olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle tek bir yıl vermek yerine müzenin katalogladığı MÖ 2700–2400/2300 aralığını kullanmak akademik bakımdan daha güvenlidir.
Yaklaşık MÖ 2700–2300 arasına tarihlenen bu eser, günümüzden yaklaşık 4.300–4.700 yıl önce yapılmıştır. Bu nedenle “5.000 yıllık” ifadesi yuvarlatılmış popüler bir tanımlama olarak kullanılabilir; fakat akademik bir makalede eserin gerçek kronolojik aralığını vermek daha doğrudur. “Yaklaşık 4.500 yıllık” ifadesi ise hem tarihsel aralıkla hem de müzenin genel tanımlamasıyla daha uyumludur.
“Kupa Taşıyıcısı”nın Spedos varyantıyla ilişkisi de doğrudan biçimsel gözlemlere dayanmaktadır. Müzenin katalog açıklamasında figürün hacimlerin plastik biçimde ele alınması ve bacakların birbirinden ayrılması gibi morfolojik özelliklerinin onu Spedos varyantının erken eserleri arasına yerleştirdiği belirtilir. Spedos adı, Erken Kiklad II sanatında özellikle karakteristik mermer insan figürlerinin tanımlanmasında kullanılan tipolojik bir sınıflandırmadır. Bu nedenle burada “Spedos varyantı” ifadesi bir sanatçı adı değil, biçimsel ve kronolojik bir sanat tarihi sınıflandırmasıdır.
Eserin en çarpıcı özelliklerinden biri de bugüne kadar korunmuş olmasıdır. Museum of Cycladic Art, “Kupa Taşıyıcısı”nı bu özel oturan figür tipinin bugüne kadar bilinen tek sağlam örneği olarak tanımlamaktadır. Bu ifade “dünyadaki tek oturan Kiklad figürü” anlamına gelmez. Kiklad sanatında başka oturan figürler ve farklı özel kompozisyonlar da vardır. Buradaki özgünlük, aynı özel tipin sağlam olarak korunmuş örneğinin tek olmasıdır.
Eserin geçmişi hakkında ise dikkatli olmak gerekir. Koleksiyon kayıtlarında figürün menşei bilinmiyor olarak verilmektedir. Bu durum, Kiklad heykelciklerinin araştırılmasında genel bir sorundur. Museum of Cycladic Art, çok sayıda Kiklad figürünün yasa dışı kazılar ve eski eser piyasası nedeniyle arkeolojik bağlamından koparıldığını; sistematik kazılardan gelen örneklerin önemli bir bölümünün mezarlardan bulunduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla “Kupa Taşıyıcısı”nın hangi mezardan, yerleşmeden veya kutsal alandan çıktığını bugün kesin biçimde söylemek mümkün değildir.
Bu arkeolojik bağlam eksikliği, eserin işlevi konusundaki belirsizliği de beraberinde getirir. Figürün elindeki nesnenin bir kupa olduğu açıktır; ancak bunun gerçek bir içki törenini, bir libasyonu veya başka bir toplumsal etkinliği temsil edip etmediğini bilmiyoruz. Müze, bu hareketin bir kadeh kaldırma ya da libasyon hazırlığı şeklinde yorumlanabileceğini belirtmekle birlikte, bunu kesin bir tarihsel olay olarak sunmaz. Aynı şekilde “özel biçimli” bazı Kiklad figürlerinin adak veya ritüel nesneler olarak kullanılmış olabileceği düşünülmektedir; ancak bu yorum da kesinleşmiş değildir.
Burada arkeolojinin en önemli ilkelerinden biri ortaya çıkar: Bir nesnenin neyi temsil ettiği ile geçmişte hangi amaçla kullanıldığı aynı şey değildir. Sanatçı bir insanı kupa kaldırırken betimlemiş olabilir; fakat heykelciğin kendisinin gerçekten bir törende kullanılmış olması gerekmez. Aynı şekilde bir figürün mezarda bulunması, onun yalnızca cenaze ritüeline ait olduğunu kanıtlamaz. Kiklad figürlerinin işlevleri konusunda bugün hâlâ farklı yorumların bulunmasının temel nedenlerinden biri, eserlerin büyük bölümünün özgün arkeolojik bağlamlarının bilinmemesidir.
Bu küçük mermer figürün sanat tarihindeki önemi tam da burada ortaya çıkar. Kiklad sanatçısı insan bedenini yalnızca idealize edilmiş, simetrik ve durağan bir biçim olarak ele almamış; bedeni bir eylemin içerisine yerleştirmiştir. Sağ elin uzanması, kupanın öne çıkarılması, bacakların ayrılması ve oturma hareketinin belirginleştirilmesi, zamanı taşın içine dâhil eden bir anlatım oluşturur. Figür hareket etmese de hareketin hemen öncesini veya hemen sonrasını düşündürür.
MÖ üçüncü binyılın ortalarına yaklaşırken Ege dünyasında gelişen bu sanat anlayışı, daha sonraki Yunan sanatının hareket, beden ve mekân ilişkisini anlamak açısından da dikkat çekici bir tarihsel arka plan oluşturur. Elbette bu küçük heykelciği doğrudan Klasik Yunan sanatının başlangıcı olarak görmek anakronik olur. Ancak insan bedeninin yalnızca geometrik bir biçim değil, eylem içinde kavranabilecek bir varlık olduğunun çok erken bir örneğini göstermesi bakımından önemlidir.
“Kupa Taşıyıcısı” bu nedenle yalnızca yaklaşık 15 santimetrelik bir mermer heykelcik değildir. O, tarihöncesi Ege toplumlarının insan bedenini, toplumsal davranışı ve törensel hareketleri nasıl düşündüklerine dair sınırlı fakat değerli bir görsel kanıttır. Elindeki kupanın ne taşıdığını, kime kaldırıldığını veya gerçekten bir ritüelde kullanılıp kullanılmadığını bilmiyoruz. Bildiğimiz şey, yaklaşık 4.500 yıl önce bir sanatçının birkaç santimetrelik mermer alanında oturan bir bedenin hareketini görünür kılmayı başardığıdır.
Bugün Atina'daki Museum of Cycladic Art'ta korunan ΝΓ0286 numaralı “Kupa Taşıyıcısı”, Kiklad sanatının en alışılmadık ve en düşündürücü eserlerinden biri olarak karşımızda durmaktadır. Onu değerli kılan yalnızca yaşı veya mermeri değildir. Asıl değeri, arkeolojik kanıt ile yorum arasındaki mesafeyi bize sürekli hatırlatmasıdır. Elindeki kupa kesin bir hikâye anlatmaz; fakat yaklaşık 4.500 yıl önce bir insanın eylem hâlindeki görüntüsünün taşa nasıl dönüştürüldüğünü gösterir.
EDİTÖRÜN NOTU
Eserin kimlik, tarih, malzeme, ölçü, katalog numarası ve tipolojik değerlendirmesi öncelikle Museum of Cycladic Art, Atina resmî koleksiyon kaydı üzerinden doğrulanmıştır. Eserin kayıt numarası ΝΓ0286 (NG0286) olup müze tarafından beyaz mermer, Erken Tunç Çağı ve MÖ 2700–2400/2300 olarak kataloglanmaktadır. Müze ayrıca eseri Spedos varyantının erken örnekleri arasında değerlendirmektedir.
Verilen görsel, eserin biçimi ve ayrıntıları bakımından müze tarafından yayımlanan “Cup-bearer” görselleriyle uyumludur. Ancak görselin bu paylaşım için doğrudan müze tarafından çekilmiş özgün fotoğrafı olduğuna dair bağımsız bir doğrulama bulunmadığından, görselin çekim kaynağı ayrıca belirtilmeden “müze fotoğrafı” olarak sunulmaması gerekir. Eserin özgün ve kurumsal fotoğrafları için Museum of Cycladic Art'ın resmî koleksiyon kaydı esas alınmalıdır.
KAYNAKLAR
1- Museum of Cycladic Art. Marble Cycladic Figurine, the “Cup-bearer”. Object No. ΝΓ0286. N.P. Goulandris Collection, Athens.
2- Museum of Cycladic Art. “The Cup-bearer”. Object Narrative, ΝΓ0286. Athens.
3- Museum of Cycladic Art. Cycladic Art: The Human Form in Cycladic Art. Athens.
4- Museum of Cycladic Art. Cycladic Art – Visiting Guide. Athens.
5- Getz-Preziosi, Pat. Early Cycladic Sculpture: An Introduction. Revised Edition. Malibu: J. Paul Getty Museum, 1994.
6- Getz-Gentle, Pat. Personal Styles in Early Cycladic Sculpture. Madison: University of Wisconsin Press, 2001.
7- Fitton, J. Lesley. Cycladic Art. Cambridge: Harvard University Press, 1990.
8- Doumas, Christos G. Silent Witnesses: Early Cycladic Art of the Third Millennium B.C. New York: Alexander S. Onassis Public Benefit Foundation, 2002.
✍️ Araştırmacı / Yazar: Muhittin Yalçınkaya
6 Eylül 2026 @NkayaMuhittin
© 2026 Muhittin Yalçınkaya. Burada yer alan tüm içerikler Muhittin Yalçınkaya'ya aittir; izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz.

Küçük bir mermer figür, büyük uygarlıkların bazen anıtsal yapılarda değil, unutulmuş bir insan hareketinin birkaç santimetrelik taş karşılığında saklı olduğunu gösterir.
YanıtlaSilElindeki kupanın kime kaldırıldığını bilmiyoruz. Fakat binlerce yıl sonra aynı hareketi gören insan, kendi toplumsal hafızasından o hareketin anlamını yeniden kuruyor.
YanıtlaSilBir eserin ne olduğunu bilmek başka, onun geçmişte ne amaçla kullanıldığını bilmek başkadır. Arkeoloji, çoğu zaman kesin cevaplardan çok kanıt ile varsayım arasındaki sınırı koruma sanatıdır.
YanıtlaSilİnsan, zamanı durduramaz; fakat hareketin bir anını taşa dönüştürerek zamana karşı kalıcı bir iz bırakabilir.
YanıtlaSil