ANNE VE ÇOCUK OLARAK YORUMLANAN BİR VINČA FİGÜRÜ: NEOLİTİK BALKANLARIN GİZEMLİ TERRAKOTTA İMGESİ
ANNE VE ÇOCUK OLARAK YORUMLANAN BİR VINČA FİGÜRÜ: NEOLİTİK BALKANLARIN GİZEMLİ TERRAKOTTA İMGESİ
Neolitik Avrupa'nın maddi kültürü içinde insan bedenini konu alan küçük terrakotta figürinler, yalnızca estetik üretimin örnekleri değildir. Bunlar aynı zamanda yaklaşık yedi bin yıl önce Balkanlar'da yaşayan toplulukların insan bedeni, kimlik, toplumsal roller ve görünmeyen dünyayla kurdukları ilişkinin araştırılmasında önemli arkeolojik kanıtlardır. Vinča kültürüne ait figürinler bu açıdan Avrupa Neolitiğinin en dikkat çekici görsel geleneklerinden birini oluşturur.
Burada ele aldığımız eser de bu geleneğin ilginç örneklerinden biridir. Ancak öncelikle önemli bir akademik düzeltme yapmak gerekir. Eser, sosyal medyada ve ikincil paylaşımlarda “yaklaşık MÖ 4500 tarihli anne ve çocuk figürü” şeklinde tanıtılmaktadır. Oysa eserin ulaşılabilen özgün satış kaydı bu kadar kesin değildir. Plakas Auctions tarafından 9 Aralık 2022 tarihinde Londra'da gerçekleştirilen “Antiquities & Coins: Including Ancient Gems From The Santa Anna Maria Collection” başlıklı satışta eser 1 numaralı lot olarak “A Late Vinča Terracotta Figure” adıyla kataloglanmıştır. Katalog tarihi “Neolithic Period, circa 5th millennium B.C. or later”, yani “Neolitik dönem, yaklaşık MÖ 5. binyıl veya sonrası” şeklindedir. Yüksekliği ise 18 santimetre olarak verilmiştir.
Dolayısıyla MÖ 4500 tarihi, bu eserin açık artırma kaydında verilmiş kesin bir tarih değildir. MÖ 4500, Vinča kültürünün geç evreleriyle kronolojik açıdan uyumlu bir tarih olmakla birlikte, belirli bir arkeolojik buluntunun tarihlendirilmesi ile bütün bir kültürün genel kronolojisini birbirinden ayırmak gerekir. Güncel araştırmalar Vinča kültürünü genel olarak MÖ 5300/5200 ile 4600/4500 kalibre edilmiş BC arasına yerleştirirken, farklı kronolojik modeller erken ve geç evreleri daha ayrıntılı biçimde birbirinden ayırmaktadır. Bu nedenle bu eser için en güvenli ifade “MÖ 5. binyıla veya daha sonraki bir tarihe önerilen Geç Vinča figürü” olacaktır.
Vinča kültürü, günümüz Sırbistan'ı merkez olmak üzere Orta Balkanlar, Voyvodina, Banat, Transilvanya ve çevre bölgeleri kapsayan geniş bir kültürel oluşumdu. Yerleşimlerin büyük bölümü tarım ve hayvancılığa dayalı, uzun süreli ve yoğun yerleşim düzenleri sergiler. Vinča topluluklarının maddi kültüründe ince işçilikli seramikler, taş aletler, bakır üretiminin erken örnekleri, deniz kabukları, obsidyen ve çok sayıda antropomorfik figürin bulunur. Bu nedenle Vinča yalnızca bir seramik geleneği değil, karmaşık sosyal ve ekonomik ilişkileri olan uzun ömürlü bir Neolitik kültürel sistem olarak değerlendirilmelidir.
Figürinin biçimsel özellikleri ise Vinča sanatının karakteristik yönlerinden bazılarını taşır. Vinča figürinlerinde yüzler çoğu zaman gerçekçi bir insan yüzünden ziyade üçgen veya pentagonal geometrik düzenlemeler şeklinde tasarlanmıştır. Büyük gözler, belirgin burunlar ve ağızın çoğu örnekte bulunmaması, bu eserlerin çağdaş gözlemciye alışılmadık, hatta hayvansı bir görünüm vermesine neden olur. Vinča arkeolojisi üzerine yapılan çalışmalar, bu yüzlerin bazı örneklerde maske olarak yorumlanabileceğini, fakat bütün figürinlerin mutlaka maske taktığını söylemenin doğru olmayacağını göstermektedir.
Bu noktada eserin “ayı yüzlü” veya “ayı maskeli” olduğu yönündeki ifade özellikle dikkatle ele alınmalıdır. Vinča kültüründe hayvansı ve maskeli yüzler gerçekten vardır ve bazı araştırmacılar bunları hayvan maskeleriyle ilişkilendirmiştir. Marija Gimbutas'ın çalışmalarında özellikle ayı ile ilişkilendirilen bazı Vinča figürleri ve anne-yavru kompozisyonları ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Ancak Gimbutas'ın ikonografik yorumları, bugün bütün araştırmacılar tarafından tartışmasız kabul edilen işlevsel açıklamalar değildir. Daha önemlisi, elimizdeki açık artırma kataloğu bu 18 santimetrelik özel eserin yüzünü “bear mask” veya “bear-headed” olarak tanımlamamaktadır. Bu nedenle eseri kesin biçimde “ayı başlı anne” olarak adlandırmak akademik açıdan aşırı yorum olur.
Aynı ihtiyat “anne ve çocuk” tanımı için de gereklidir. Görselde büyük antropomorfik figürün gövdesinin yanında daha küçük bir figürün tutulduğu açıkça görülmektedir. Bu nedenle eseri görsel olarak anne ve çocuk kompozisyonu şeklinde yorumlamak mümkündür. Ancak Plakas Auctions'ın özgün lot başlığında “mother and child” ifadesi yer almamaktadır. Dolayısıyla bu tanım katalog tarafından doğrulanmış bir isim değil, eserin biçiminden hareketle yapılabilecek bir ikonografik yorumdur.
Bununla birlikte anne ile çocuk ilişkisini gösteren Vinča örnekleri gerçekten bilinmektedir. David W. Anthony'nin editörlüğünde yayımlanan The Lost World of Old Europe kataloğunda Geç Vinča bağlamında “woman nursing a child” olarak tanımlanan, Rast'tan 12,4 santimetre yüksekliğinde bir terrakotta figür de bulunmaktadır. Bu örnek MÖ 5000–4500 arasına tarihlendirilmiştir. Dolayısıyla anne-çocuk temasının Vinča figürin repertuvarında bulunduğu kesindir; ancak bu durum Londra'da satılan 18 santimetrelik eserin kesinlikle aynı ikonografik kategoriye ait olduğunu kanıtlamaz.
Vinča figürinlerinin işlevi konusunda da eski literatürde “tanrıça”, “ana tanrıça”, “doğurganlık sembolü” ve “ev kültü nesnesi” gibi çok farklı tanımlamalar kullanılmıştır. Günümüz arkeolojisi ise bu tür kategorileri daha ihtiyatlı ele almaktadır. Örneğin Vinča figürinlerinin bir bölümünün evlerin içinde, dışındaki alanlarda, depolama yerlerinde, çukurlarda ve farklı yerleşim bağlamlarında bulunmuş olması, bunların tek bir işleve indirgenemeyeceğini göstermektedir. Bazı araştırmacılar ritüel kullanımı savunurken, başka çalışmalar figürinlerin gündelik sosyal öğrenme, anlatı veya başka pratiklerle ilişkili olabileceğini tartışmaktadır.
Bu nedenle bu figürin için “bereket tanrıçası”, “anne tanrıça” veya “doğurganlık kültünün kesin kanıtı” gibi ifadeler kullanılmamalıdır. Eserin gerçekten dinsel bir nesne olup olmadığı, ev içinde kullanılan bir figürin mi olduğu, bir anlatının parçası mı olduğu veya başka bir sosyal işlev taşıyıp taşımadığı mevcut satış kaydından belirlenemez. Arkeolojik bağlamdan yoksun bir koleksiyon eserinde bu belirsizlik daha da büyür.
Eserin geçmişi konusunda da önemli bir ayrıntı bulunmaktadır. Plakas Auctions kaydında figürin “Property Of A Dutch Gentleman” yani bir Hollanda beyefendisine ait özel mülk olarak belirtilmiştir. Eser 9 Aralık 2022'de Londra'daki satışta 1.600 İngiliz sterlinine satılmıştır; tahmini satış değeri ise 2.000–3.000 sterlin olarak verilmiştir. Bu nedenle “Aralık 2022'de Londra'da açık artırmada satıldı” bilgisi doğrudur. Ancak satış sonrasında eserin hangi özel koleksiyona geçtiğine ilişkin açık ve güvenilir bir kayıt bulunmamaktadır.
Ayrıca eserin bir müzede bulunduğu veya bir müze envanter numarasına sahip olduğu yönünde güvenilir bir kayıt tespit edilememiştir. Bu nedenle bu eser için müze adı veya envanter numarası vermek doğru olmaz. Akademik kataloglamada kullanılabilecek en sağlam kimlik bilgisi şu aşamada Plakas Auctions, 9 Aralık 2022, Lot 1 şeklindedir. Açık artırma kaydının verdiği 18 santimetrelik ölçü de bu kimlikle örtüşmektedir.
Burada belki de en önemli mesele, Neolitik bir figürün modern gözle nasıl yorumlandığıdır. İnsan zihni tanımadığı biçimleri bildiği kategoriler içine yerleştirmeye eğilimlidir. Geometrik yüzü “maske”, küçük figürü “çocuk”, büyük figürü “anne”, hayvansı görünümü ise “ayı” olarak adlandırmak son derece doğaldır. Fakat arkeolojinin görevi yalnızca gördüğümüz şeyi adlandırmak değil, o adlandırmanın hangi kanıta dayandığını da sormaktır.
Bu nedenle bu eseri “MÖ 4500 tarihli ayı yüzlü anne ve çocuk figürü” şeklinde kesin bir tanımla yayımlamak yerine, “MÖ 5. binyıla veya sonrasına tarihlenen, Geç Vinča kültürüne atfedilen, görsel olarak anne ve çocuk şeklinde yorumlanabilen 18 santimetrelik terrakotta figürin” biçiminde tanımlamak daha doğrudur. Böylece hem eserin dikkat çekici niteliği korunur hem de kanıtın izin vermediği kesinliklere başvurulmaz.
Vinča insanının bu küçük terrakotta figüründe ne anlatmak istediğini bugün kesin olarak bilmiyoruz. Fakat bilmediğimiz şeyi biliniyormuş gibi sunmamak, arkeolojik mirasa gösterilebilecek en temel saygılardan biridir. Eserin gerçek değeri de yalnızca onun kaç bin yıllık olmasında değil; yaklaşık yedi bin yıl önce yaşayan insanların insan bedenini, yüzü, toplumsal kimliği ve belki de anne-çocuk ilişkisini nasıl biçimlendirdiklerine dair bugün hâlâ cevaplanmamış sorular taşımasındadır.
EDİTÖRÜN NOTU
Bu eserin doğrulanmasında temel kaynak, 9 Aralık 2022 tarihinde Londra'da gerçekleştirilen Plakas Auctions satışının Lot 1 kaydıdır. Katalogda eser “A Late Vinča Terracotta Figure” olarak tanımlanmış, yüksekliği 18 cm verilmiş ve tarihleme “Neolithic Period, circa 5th millennium B.C. or later” şeklinde yapılmıştır. Eser 1.600 sterline satılmıştır.
Eser için doğrulanmış bir müze koleksiyonu veya müze envanter numarası tespit edilememiştir. Bu nedenle herhangi bir müze adı veya envanter numarası verilmemiştir.
Bu yazıda kullanılan görsel, gerçek bir müze koleksiyon fotoğrafı değil; 2022 yılında Plakas Auctions tarafından yayımlanan açık artırma görselidir. Görsel, ele alınan eserle eşleşmektedir.
Eserin “anne ve çocuk” veya “ayı maskeli/ayı yüzlü” olarak tanımlanması, mevcut açık artırma kaydının kesin katalog tanımı değildir. Bu ifadeler görsel ve Vinča ikonografisi bağlamında değerlendirilmiş yorumlardır. Özellikle “ayı” tanımlaması kesin bir eser kimliği olarak kullanılmamalıdır.
KAYNAKLAR
1- Plakas Auctions. Antiquities & Coins: Including Ancient Gems From The Santa Anna Maria Collection. London, 9 December 2022. Lot 1: A Late Vinča Terracotta Figure. Height 18 cm. Sold £1,600.
2- La Gazette Drouot. Auction 09 December 2022 – Antiquities & Coins: Including Ancient Gems From The Santa Anna Maria Collection. Plakas Auction, London, 2022.
3- Roberts, Benjamin W.; Radivojević, Miljana; Marić, Miroslav. The Vinča Culture: An Overview. In: The Rise of Metallurgy in Eurasia. Oxford: Archaeopress, 2021.
4- Porčić, Marko. “A Tentative Attempt to Estimate the Systemic Number of the Late Neolithic Vinča Culture Figurines.” Etnoantropološki problemi / Issues in Ethnology and Anthropology, 6(3), 2011, 729–741.
5- Chapman, John. The Vinča Culture of Southeast Europe: Studies in Chronology, Economy and Society. Oxford: BAR International Series, 1981.
6- Anthony, David W. (ed.). The Lost World of Old Europe: The Danube Valley, 5000–3500 BC. New York: Institute for the Study of the Ancient World / Princeton University Press, 2010.
7- Gimbutas, Marija. The Goddesses and Gods of Old Europe: Myths and Cult Images. Berkeley: University of California Press, 1982.
8- British Museum. Terracotta Figurine, Vinča Culture, Museum Number 1939,0704.1. Collection Online.
9- Cleveland Museum of Art. Vinca Idol, 4500–3500 BCE, fired clay with paint, accession no. 2000.201.
10- Whittle, Alasdair et al. Vinča chronology and Late Neolithic chronology studies of the Balkans.
✍️ Araştırmacı / Yazar: Muhittin Yalçınkaya
6 Eylül 2026 @NkayaMuhittin
© 2026 Muhittin Yalçınkaya. Burada yer alan tüm içerikler Muhittin Yalçınkaya'ya aittir; izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz.

Tarihin en önemli derslerinden biri şudur: Bilmediğimiz şeyi kabul etmek, bildiğimizi iddia etmekten daha güçlü bir bilgi biçimidir.
YanıtlaSilBir anne ile çocuğun tasvir edildiğini düşünmek bize tanıdık gelir; fakat Neolitik insanın bu figüre yüklediği anlam, modern insanın “annelik” kavramıyla aynı olmak zorunda değildir.
YanıtlaSilYedi bin yıllık küçük bir terrakotta figürünün bugün hâlâ kesin olarak açıklanamaması, geçmişin eksikliğini değil, insan bilgisinin sınırlarını gösterir.
YanıtlaSilİnsan geçmişe baktığında çoğu zaman önce gördüğünü değil, görmek istediğini tanımlar. Arkeolojinin değeri ise bu iki şey arasındaki mesafeyi koruyabilmesindedir.
YanıtlaSil