Nisaba mı, Baba mı, İnanna mı? Lagash’tan Berlin’e Ulaşan Gizemli Sümer Tanrıçası Kabartması



Nisaba mı, Baba mı, İnanna mı?

Lagash’tan Berlin’e Ulaşan Gizemli Sümer Tanrıçası Kabartması

Mezopotamya uygarlığının sanat anlayışı, yalnızca estetik kaygıların değil, aynı zamanda inanç sistemlerinin, siyasal otoritenin ve toplumsal düzenin de taş üzerine işlenmiş bir yansımasıdır. Bu nedenle günümüze ulaşan her eser, yalnızca bir sanat objesi değil, aynı zamanda tarihî bir belgedir.

Yukarıdaki görselde yer alan eser de bu nitelikte son derece önemli bir Sümer kabartmasıdır. Sosyal medyada ve çeşitli internet sitelerinde genellikle “Sümer tanrıçası Nisaba” olarak paylaşılmaktadır. Ancak akademik açıdan bakıldığında durum biraz daha karmaşıktır.

Araştırmacılar arasında eserde tasvir edilen tanrıçanın gerçekten Nisaba olup olmadığı konusunda tam bir fikir birliği bulunmamaktadır. Bazı uzmanlar bunun Nisaba'yı temsil ettiğini ileri sürerken, bazıları Baba (Bau) ya da İnanna olabileceğini savunmaktadır. Bu nedenle eserin kesin olarak Nisaba’ya ait olduğunu söylemek mevcut bilimsel veriler ışığında mümkün değildir. 

Eserin Kimliği ve Tarihlendirilmesi

Kabartma, Güney Mezopotamya’daki Lagash bölgesiyle ilişkilendirilen klorit (yeşilimsi sert taş) bir kap parçası üzerine işlenmiştir.

Eser yaklaşık MÖ 2430 yılına, yani Erken Hanedanlar Dönemi'nin son evrelerine tarihlendirilmektedir. Kabartma günümüzde Berlin’de bulunan Vorderasiatisches Museum koleksiyonunda yer almaktadır. Müze, Mezopotamya uygarlıklarına ait dünyanın en önemli koleksiyonlarından birine sahiptir. 

Kabartmanın üzerindeki çivi yazılı metinde Lagash hükümdarı Entemena'nın (En-temena) adı geçmektedir. Bu ayrıntı, eserin tarihlendirilmesinde ve kökeninin belirlenmesinde önemli bir rol oynar. 

Kabartmada Görülen Semboller

Eserde oturur vaziyette tasvir edilen kadın figürü, Sümer ilahiyatında tanrısallığın en önemli göstergelerinden biri olan boynuzlu taç taşımaktadır.

Uzun saçları omuzlarına kadar inmektedir. Üzerindeki kat kat işlenmiş fırfırlı elbise, Erken Hanedanlar Dönemi Sümer sanatında tanrıça figürlerinde sıkça görülen bir özelliktir.

Figürün omuzlarından yukarı doğru yükselen topuz veya silah benzeri unsurlar dikkat çekicidir. Mezopotamya ikonografisinde bu tür semboller çoğu zaman ilahi gücü, koruyuculuğu veya savaşçı niteliği ifade eder.

Tanrıçanın sağ elinde tuttuğu nesnenin ise hurma salkımı olabileceği düşünülmektedir. Hurma ağacı Mezopotamya ekonomisinin temel unsurlarından biri olduğundan, bereket ve üretkenlikle ilişkilendirilmektedir. 

Nisaba Kimdir?

Eğer figür gerçekten Nisaba ise, bu durum esere ayrı bir önem kazandırmaktadır.

Nisaba, Sümer panteonunda yazının, muhasebenin, ölçüm sistemlerinin, tarımsal kayıtların ve bilginin koruyucu tanrıçası olarak bilinmektedir.

İlk dönemlerde tahıl ve bereket tanrıçası olarak ortaya çıkan Nisaba, Sümer şehir devletlerinde bürokratik yapının gelişmesiyle birlikte yazıcıların ve kâtiplerin ilahi koruyucusu hâline gelmiştir.

Çivi yazısının geliştiği dönemde tapınak arşivleri ve ekonomik kayıtlar büyük önem kazandığından, Nisaba kültü Mezopotamya'nın entelektüel yaşamında özel bir konuma sahip olmuştur.

Ancak mevcut kabartmanın Nisaba'yı temsil ettiği kesin değildir. Bu nedenle akademik yayınlarda çoğu zaman “Nisaba (?)” ifadesi kullanılmaktadır. Soru işareti, kimliklendirme konusundaki bilimsel ihtiyatı göstermektedir. 

Baba (Bau) veya İnanna İhtimali

Bazı araştırmacılar ise figürün Lagash kentinin koruyucu tanrıçalarından Baba (Bau) olabileceğini ileri sürmektedir.

Baba, sağlık, bereket ve koruyuculukla ilişkilendirilen önemli bir tanrıçadır ve özellikle Lagash bölgesinde güçlü bir kült merkezine sahipti.

Başka bir görüş ise figürün İnanna'yı temsil ettiğini öne sürmektedir. İnanna; aşkın, savaşın, bereketin ve göksel gücün tanrıçası olarak Sümer dünyasının en etkili ilahi figürlerinden biridir.

Kabartmadaki bazı ikonografik özelliklerin birden fazla tanrıçayla ilişkilendirilebilmesi, kesin sonuca ulaşılmasını güçleştirmektedir. 

Sümer Sanatının Sessiz Tanığı

Bu eser yalnızca bir tanrıça tasviri değildir.

Yaklaşık 4.500 yıl önce Mezopotamya'da gelişen dinî düşüncenin, siyasal yapının ve sanat anlayışının günümüze ulaşmış önemli bir temsilcisidir.

Kimliği konusunda tartışmalar sürse de, kabartmanın Sümer sanatının ulaştığı teknik düzeyi ve sembolik anlatım gücünü gözler önüne serdiği açıktır.

Belki de bu eserin en dikkat çekici yönü budur: Aradan geçen binlerce yıla rağmen hâlâ araştırmacıları yeni sorular sormaya zorlaması.


Editörün Notu

Bu yazıda kullanılan görsel, farklı akademik kaynaklar ve müze kayıtlarıyla karşılaştırmalı olarak incelenmiş dijital bir görsel üzerinden değerlendirilmiştir. Görsel üzerindeki tanımlamalar kesin kabul edilmemeli; arkeolojik literatürde devam eden tartışmalar dikkate alınmalıdır.

Not 2: Kaynaklar

1. Vorderasiatisches Museum (Berlin) Koleksiyon Kayıtları. 

2. Wikimedia Commons, “Vessel Fragment Depicting the Goddess Nisaba (?) and an Inscription of Entemena”. 

3. Maxwell-Hyslop, K. (1992), The Goddess Nanše: An Attempt to Identify Her Representation.

4. Collins, Paul (1994), Institute of Archaeology Papers, University College London.

5. Sümer dini ve ikonografisi üzerine çeşitli akademik çalışmalar.


✍️ Yazar / Araştırmacı: Muhittin Yalçınkaya

05 Haziran 2026 @NkayaMuhittin


© 2026 Muhittin Yalçınkaya. Burada yer alan tüm içerikler Muhittin Yalçınkaya'ya aittir; izinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve paylaşılamaz.

Yorumlar

  1. Oldukça ilginç bir eser. Binlerce yıl önce yapılmış olmasına rağmen, hangi tanrıçayı temsil ettiği konusu bugün hâlâ tartışılıyor. Tarihin cevaplarından çok sorularıyla yaşadığını gösteren güzel bir örnek.

    YanıtlaSil
  2. Bir taş kabartma, bir şehir devleti ve 4500 yıllık bir gizem... Sümer dünyasının sembollerini anlamaya çalışırken, Mezopotamya'nın düşünce evrenine de yakından bakma fırsatı buluyoruz.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

​En Çok Okunan Makaleler

GÖBEKLİTEPE’NİN KADİM GÖLGESİNDE BİR ESTETİK DEVRİMİ: BONCUKLU TARLA, MEZOPOTAMYA’NIN TAŞTAN HAFIZASI VE İNANCI ŞEKİLLENDİREN İLK KÖY

GÜCÜN SARHOŞLUĞUNDAN TABİATIN ÇIPLAKLIĞINA: NEBUKADNEZAR’IN AYNASI

ANTİK DÜNYANIN FABRİKASI: BARBEGAL SU DEĞİRMENLERİNİN ŞAŞIRTAN GÜCÜ - ROMA MÜHENDİSLİĞİNİN ZİRVESİ: BARBEGAL VE İLK ENDÜSTRİYEL ÜRETİM

TAŞIN SESİ: 11.000 YILLIK KARAHANTEPE HEYKELLERİ VE İNSANIN İLK KUTSAL İZLERİ

BİN TANRILI İMPARATORLUĞUN KARANLIK REHBERLERİ: YAZILIKAYA’NIN ON İKİ KUTSAL MUHAFIZI ​ALTERNATİF BAŞLIK - TAŞA KAZINAN ÖLÜMSÜZLÜK: HİTİT RİTÜELLERİNDE ON İKİ SAYISININ GİZEMİ